Moorman türkçesi Moorman nedir

  • 1963 kasım'ının 22'sinde başkan john f. kennedy suikastine şahit olan kadın tanık.
  • Bir soyadı.
  • Mary moorman (1932 doğumlu).

Moorman ingilizcede ne demek, Moorman nerede nasıl kullanılır?

Mary moorman : 1963 kasım'ının 22'sinde başkan john f. kennedy suikastine şahit olan kadın tanık. Mary moorman (1932 doğumlu).

Moor cock : Orman horozu.

Moor hen : Su kuşu. Yeşil ayaklı sutavuğu. Orman tavuğu. Sutavuğu. Bataklık kuşları (grallae) takımının, su tavuğugiller (rallidae) familyasından, 31 cm kadar uzunlukta, sırtı yeşil kahverengi, ayakları yeşil, avrupa, asya ve afrika'da küçük su birikintilerinin etrafında yaşayan bir tür. Yeşil ayaklı su tavuğu.

Moor macaque : Kara makak. Maymunlar (primates) takımının, eski dünya maymunugiller (cercopithecidae) familyasından, kendisi kara, bacakları kül rengi, selebes adalarında yaşayan bir tür.

Moor post : Palamar babası.

Moore : Oklahoma eyaletinde şehir. Brian moore (1921-1999). İdaho eyaletinde şehir. Dudley stuart john moore (1935 doğumlu). İngiliz sinema oyuncusu komedyen ve besteci. Bir soyadı. Montana eyaletinde yerleşim yeri. Demi moore (demi guines olaral 1962 doğumlu). İrlanda asıllı romancı. Abd'li film yıldızı.

Moore light : Yüksek gerilim altında boşalmayla işleyen ve içinde azot ya da karbondioksit bulunan, flüorışıl maddesi olmayan cam borularda üretilen ışık. Moor ışığı.

 

Peat moor : Turba bataklığı. Turbiyer. Turbalık.

Moored : Demir atmak. Palamarla bağlamak. Demirlemek.

Moorage : Palamar ücreti. Geminin bağlanması. Bağlama ücreti. Demirleme ücreti. Demir atma. Palamar parası. Şamandıra ücreti. Şamandra ücreti. Gemi bağlama yeri. Demirleme vergini.

İngilizce Moorman Türkçe anlamı, Moorman eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Moorman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Guard : Dışsatım veya transit işlemlerinde eşyanın araca yüklenmesi ve araçtan boşaltılmasında gözetimci olarak görev yapan kişi. eski dil hizmetçilere çalışacak ev bulan kimse. Kontrol etmek. Gardiyan. Koruma memuru. Koruyucu. Koruma. Muhafız. Karakol. Gard. Koruyucu nesne.

Abidal : Eric abidal (1979 doğumlu). Lyonlu fransız futbolcu.

Doorkeeper : Sahne kapıcısı. Kapıcı. Kapı görevlisi. Sahnenin kapısında bekleyen ilgililerden başka kimseyi içeri sokmayan kişi.

Addison : Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Alabama eyaletinde şehir. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Soyisim. Batı virginia eyaletinde yerleşim yeri.

Abderhalden : İsviçreli kimyager ve fizyolog. Emil abderhalden (1877-1950).

Abravanel : Bir erkek adı (ibranice). Abarbanel. İber yarımadası'nda yaşayan en eski ve en köklü musevi ailelerden biri.

Night porter : Gece bekçisi. Gece çalışan kapı görevlisi. Otel gece kapı görevlisi. Otelde gece çalışan kapı görevlisi.

 

Gatekeeper : Bekçi. Eşik bekçisi. Kapı görevlisi. Ağ geçidi denetleyicisi. Kapıcı. Geçit denetçisi.

Ticket collector : Özellikle yolcu trenlerinde biletlerin veya seyahat belgelerinin kontrolünden sorumlu kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bilet kesici. Sinema kapısında, satılan biletleri kesen kimse. Kondüktör. Biletçi.

Moorman synonyms : hall porter, lewis henry morgan, door guard, abramovitch, abu, adamson, commissionaire, abernathy, ticket taker, abargil, ostiary, abou hatzira, abbott, ade, abdel, abegg, abaya, porter, adalbert.