Moral hazard türkçesi Moral hazard nedir

  • Herhangi bir sözleşme dolayısıyla yükümlü tarafın yapması gerekeni yapmaması veya yapmaması gerekeni yapmasının yol açabileceği risk.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Manevi zarar.
  • Ahlaki çöküntü.
  • Ahlaki tehlike.

Moral hazard ingilizcede ne demek, Moral hazard nerede nasıl kullanılır?

Moral : Törel. Cesurluk, inançlılık ve kişisel bütünlük gibi niteliklerin kazandırdığı ruhsal güç. 2-göz korkutucu tehlikeler karşısında kümece geliştirilen birliktelik duygusu. Dürüst. Ahlak dersi. Prensip sahibi. Kıssadan hisse. İçgüdü. Ahlaki. Tinsel. Mutlak olarak iyi olduğu düşünülen veya belli bir yaşam anlayışından kaynaklanan davranış kuralları bütünü. bir kimsenin iyi niteliklerini veya kişiliğini ifade eden tutum ve davranışlar bütünü, mizaç.

Hazard : Riske girmek. Riske sokmak. Kumar. Denemelerin yansız olması koşuluyla, salt olasılık ya da rastlantı ilkesine göre gerçekleşeceği varsayılan durum ya da sonuç. Tehlikeye maruz kalmak. Tehlike. Afet. Şans. Şansa bırakmak. Cesaret etmek.

Moral action : Ahlaki eylem. Ahlak açısından değerlendirilebilen, ahlaki bir değere uygun düşen veya ahlaki bir amacı gerçekleştirmeye yönelik, niyetlilik karakteri taşıyan, belli bir amaca yönelmiş olan eylem.

Moral certainty : Yüksek olasılık.

 

Moral classification : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uluslararası katolik sinema kurumu'nun her film için yaptığı ve katoliklerin uymasını istediği bölümleme. Törel bölümleme.

Moral code : Ahlak kuralı. Ahlak yasası.

İngilizce Moral hazard Türkçe anlamı, Moral hazard eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Moral hazard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Mental anguish : Manevi ıstırap. Elem. Keder. Zihni keder.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Moral corruption : Ahlaki bozulma. Ahlaki bozukluk. Ahlak bozukluğu. Ahlak çöküntüsü.

Moral hazard synonyms : abnormal budget expenditures, ability to pay principle, a change in supply, dry rot, a shift in demand, a shift in individual demand, a change in individual demand, a shift in supply, emotional distress, a pass through certificate.