Moralisms türkçesi Moralisms nedir

Moralisms ingilizcede ne demek, Moralisms nerede nasıl kullanılır?

Moralism : Ahlakçılık. Eğitim ve öğretim çalışmalarında ahlaka üstünlük tanıma. toplum düzeninin sağlanmasında ahlakın büyük bir etkisi olduğunu, birçok toplumsal sorunların çözüme kavuşmasının ahlaka bağlı bulunduğunu ileri süren görüş. Aktörecilik. Törecilik.

Amoralism : Amoralizm. Ahlakdışçılık. Ahlak dışıcılık.

Immoralism : Töretanımazlık. İmmoralizm.

Moralise : Ahlakını düzeltmek. Ahlak bakımından değerlendirmek. Ahlak dersi vermek. Olayların ahlaki yönü hakkında nutuk çekmek.

Moralised : Olayların ahlaki yönü hakkında nutuk çekmek. Ahlak dersi vermek. Ahlak bakımından değerlendirmek. Ahlakını düzeltmek.

Moralist : Eylem, davranış ve düşüncelerinde ahlak kurallarına çok önem veren kimse. ahlak bilgini; ahlak dersi veren filozof. Moralist. Ahlak kuramcısı. Ahlakçı. Törebilimci.

Demoralisation : Demoralizasyon. Ahlak bozukluğu. Maneviyat bozukluğu (demoralization olarak da yazılır). Moral bozulması. Umutsuzluk. Maneviyatı bozulma. Ahlakı bozulma. Morali bozulma. Cesaretini kırma. Ahlak bozulması.

Moralising : Ahlak bakımından değerlendirmek. Ahlak dersi vermek. Ahlakını düzeltmek. Olayların ahlaki yönü hakkında nutuk çekmek.

 

Arteria femoralis : Uyluk atardamarı. A. iliaca externa'nın lig. inguinale'den a. poplitea'ya kadar olan aralıkta devamı durumundaki atardamar. koyunda ve keçide nabzın en iyi alındığı atardamar, arterya femoralis. Arterya femoralis.

Moralists : Ahlakçı. Törebilimci. Ahlak kuramcısı.

İngilizce Moralisms Türkçe anlamı, Moralisms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Moralisms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Regenerate : Yeniden oluşmak. Düzeltmek. Hayat vermek. Yenilemek. Yeniden üretmek. Yeniden oluşturmak. Yeniden can vermek. İyileştirmek. Yeniden hayat vermek.

Reform : Reform. Düzeltim. Genel olarak herhangi bir kuruluşta, devlet düzeninde eskimiş ya da bozulmuş olan yanları düzeltmek. osmanlı tarihinde gerileme döneminden başlanarak zaman zaman batı örneğine göre girişilen yenileşme ve ilerleme atılımlarına verilen ad. Gelişmek. Düzeltmek. Geliştirmek. Düzelmek. Islahat. -de reform yapmak.

Moralism : Eğitim ve öğretim çalışmalarında ahlaka üstünlük tanıma. toplum düzeninin sağlanmasında ahlakın büyük bir etkisi olduğunu, birçok toplumsal sorunların çözüme kavuşmasının ahlaka bağlı bulunduğunu ileri süren görüş.

Moralize : Ahlakını düzeltmek. Ahlak bakımından değerlendirmek. Olayların ahlaki yönü hakkında nutuk çekmek. Ahlak öğretmek. Ahlak dersi vermek.

Egalitarian : Siyasal ve sosyal eşitliğe inanan. Siyasal ve sosyal eşitliliğe ait. Eşitçi. Eşitlikçi. Eşitlilik taraftarı.

Utilitarian : Faydacı. Kullanışlı. Yararcıl. Faydalı. Yarar güden. Pratik. Faydacıl. Çıkarcı. Yararcı. Faydacı kimse.

 

Rectify : Tasfiye etmek. Arıtmak. Uzunluğunu ölçmek (eğri). Damıtarak arıtmak. Doğrultmak. Dalgalı akımı doğru akıma çevirmek. Taşlamak. Adam etmek. Düzeltmek. Damıtmak.

Elitist : Züppe (argo terim). Elitizm (seçkincilik) ilkesini savunan kimse. Seçkinci. Seçkincilik ilkesini savunan. Elit bir grubun üyesi olmanın gururunu yaşayan kimse. Bir elitin liderliğini savunan kimse.

Equalitarian : Eşitlikçi. Eşitlik yanlısı. Eşitlik yanlısı kimse.

Philosopher : Düşünür. Feylesof. Felsefeci. Kalender kimse. Filozof. Feylezof. Düşünceli kişi.

Moralisms synonyms : reclaim.

Moralisms zıt anlamlı kelimeler, Moralisms kelime anlamı

Egalitarian : Eşitlilik taraftarı. Eşitçi. Eşitlikçi. Siyasal ve sosyal eşitliliğe ait. Siyasal ve sosyal eşitliğe inanan.

Elitist : Züppe (argo terim). Elitizm (seçkincilik) ilkesini savunan kimse. Seçkinci. Elit bir grubun üyesi olmanın gururunu yaşayan kimse. Seçkincilik ilkesini savunan. Bir elitin liderliğini savunan kimse.