Rectify türkçesi Rectify nedir
- Dalgalı akımı doğru akıma çevirmek.
- Doğrultmak.
- Uzunluğunu ölçmek (eğri).
- Rektifıye etmek.
- Doğru akıma çevirmek.
- Adam etmek.
- Damıtmak.
- Düzeltmek.
- Taşlamak.
- Tashih etmek.
- Tasfiye etmek.
- Damıtarak arıtmak.
- Arıtmak.
Rectify ile ilgili cümleler
English: Teachers must get tired of rectifying the same mistakes over and over again in their students' papers.
Turkish: Öğretmenler öğrencilerinin kağıtlarındaki aynı hataları tekrar tekrar düzeltmekten bıkmış olmalı.
Rectify ingilizcede ne demek, Rectify nerede nasıl kullanılır?
Rectifying : Rektifiye. Rödresman. Damıtarak arıtmak. Doğrultmak. Düzeltmek. Doğru akıma çevirmek. Uzunluğunu ölçmek (eğri). Taşlamak. Damıtma kolonu.
Rectifying inspection : İyileştirme denetimi.
Rectifiable : Düzeltilebilir. Doğrultulabilir. Tashihi mümkün. Tashih edilebilir. Rektifiye edilebilir.
Rectifiable curve : Doğrultulur eğri. Düzeltilebilir eğri.
Rectification : Tashih. Verimleme. Düzeltme. Damıtarak arıtma. Bir aracın yetenek, yeterlik ve gücünü, ilk andaki verimlilik niceliğini arttırma ya da doğal yaşam süresini uzatma. kullanılma biçimini, kendisine özgü hizmetin niteliğini değiştirme amacıyla asıl yapısında ve tümünde değişiklikler yapma. Tasfiye. Doğrultma. Doğru akıma çevirme. Düzelme. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır.
Rectifier instrument : Doğrultucu cihaz. Doğrultuculu alet.
Rectifier : Doğrultmaç. Rektifayer. Yoğuşturucu. Doğrultucu. Uçucu maddeleri yoğuşturup toplayan damıtma aygıtı. Doğrultucu diyot. Redresör. Düzeltici.
Rectified value : Doğrultulmuş ortalama değer.
Rectification of errors : Yanlışların düzeltilmesi. Bir verginin borçlusu yerine başka bir kişiden istenilmiş ya da alınmış olmasından doğan yanlışları düzeltme. açık olarak vergi ile bağımlı olmayan ya da vergiden bağışıklı bulunan kimselerden vergi alınmış ya da istenilmiş olmasından ortaya çıkan yanlışları düzeltme. açık olarak vergi ile bağımlı olmayan ya da vergiden bağışıklı bulunan özdek ya da değerler üzerinden vergi gerçekleştirilmesi; aranan verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş ya da süre bakımından eksik, fazla sayışımlanmış olması ve benzeri yanlışları yasasındaki hükümleri uygulayarak düzeltme. Yanlışları düzeltme.
Rectified : Düzeltmek. Doğrultmak. Doğru akıma çevirmek. Damıtarak arıtmak. Düzeltilmiş. Doğrultulmuş. Uzunluğunu ölçmek (eğri). Taşlamak.
İngilizce Rectify Türkçe anlamı, Rectify eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rectify ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Put in order : Sıraya koymak. Düzenlemek. Sıraya sokmak. Düzenleme getirmek. Hale yola koymak. Düzene koymak. Tanzim etmek. Düzene sokmak. Sıralamak.
Lapidify : Taşa çevirmek.
Fleering : Alay etmek. Dalga geçmek. Küçümsemek. Eğlenme. Alayla gülümsemek. Taklit etmek. İstihza. Alay. Eğlenmek.
Adjust : Düzenine koymak. Halletmek. Adapte olmak. Uyum göstermek. Uydurmak. Parlamak. Ayarlamak. Bir ölçü aracını, ırakgörürü istenilen koşulları sağlayacak biçimde kurup çalışır duruma getirmek. Ayar çekmek.
Lick into shape : Şekillendirmek. Yontmak. Düzenlemek. Şekil vermek. Biçim vermek. Hale yola sokmak.
Reclaim : İyileştirmek. İadesini istemek. Yola getirmek. Geri çağırmak. Medenileştirmek. İhya etmek. Islah etmek. Geliştirmek. Temizlemek (nehri). Arazi kazanmak (bataklığı kurutarak veya denizi doldurarak).
Modify : Hafifletmek. Tadil etmek. Değişiklik yapmak. Tamlamak. Üzerinde değişiklik yapmak. Nitelemek. Değişmek. Azaltmak. Değiştirmek. Bilgisayar, gitar, ekonomi alanlarında kullanılır.
Cleaned : Temizlenen. Parlatmak. Temizlemek. Boşaltmak. Arındırmak. Temizlenmiş.
Cleanse : Tertemiz yapmak. Arıtma yapmak. Tedavi etmek. (yara) temizlemek. Arındırmak. Temizlemek. İyileştirmek. Temiz yapmak.
Rectify synonyms : make a man, orienting, lapidating, direct, amend, civilize, housecleans, orientating, moralize, make pure, purify, orientated, lapidated, make a man of, corrects, clean, alter, moralise, convert, defecates, aimed, lapidate, cohobate, defecating, rectifying, reform, arranges, fix on, calibrates, cleanses, clarifying, regenerate, rectifies.
Rectify zıt anlamlı kelimeler, Rectify kelime anlamı
Falsify : Çarpıtmak (gerçekleri). Yanlışlamak. Kalpazanlık yapmak. Saptırmak. Oynama yapmak. Sahtesini yapmak. Taklit etmek. Yanıltmak. Üzerinde oynamak. Tahrif etmek.
Rectify ingilizce tanımı, definition of Rectify
Rectify kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To rectify the will, the judgment, opinions. As, to rectify errors, mistakes, or abuses. To amend. To make or set right. To correct from a wrong, erroneous, or false state. To rectify disorders.

Bu kısımda Rectify kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rectify ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rectify anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rectify ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.