Most of all türkçesi Most of all nedir

  • Her şeyden önemlisi.
  • Bilhassa.
  • En önemlisi.

Most of all ile ilgili cümleler

English: This is the pot he treasures most of all.
Turkish: Bu onun hepsinden çok değer verdiği çömlektir.

English: I hate math most of all.
Turkish: Bilhassa matematikten nefret ediyorum.

English: That's what I want most of all.
Turkish: Hepsinin içinden en çok istediğim budur.

English: I would like to tell you about my cat, Leonidas. We would simply call him The 'Nidas for short, and he was the best cat in the world. The one who loved me most of all. The closer I paid attention to The 'Nidas, the better I felt. Unfortunately, he ran away a year ago.
Turkish: Size kedim Leonidas'dan bahsetmek istiyorum. Ona kısaca Nidas diye seslenirdik. Dünyanın en mükemmel kedisiydi. Beni en çok seven oydu. Nidas ile yakından ilgilenince daha iyi hissederdim. Ne yazık ki bir yıl önce kaçtı.

English: But most of all he wondered what her name was.
Turkish: Fakat bilhassa onun adının ne olduğunu merak ediyordu.

Most of all ingilizcede ne demek, Most of all nerede nasıl kullanılır?

Most : Pek çok. Son derece. Ekseriyet. En fazla miktar. En. En çok. Çok. Çoğu. Adl. Pek.

Of : Hakkında. -in. Karşı. -den. Yüzünden. -li. -nin. Nin. Den. -dan.

All : Her iki taraf. Tümünü. Her. Herkes. Ne var ne yoksa. Her biri. Tümü. Tüm. Büsbütün. Her şey.

 

Most of : Büyük bölümü. Çoğu. -in çoğu. -in büyük kısmı. -in büyük bölümü. -in çoğunluğu.

Most of the time : Ekseriya. Çoğu zaman.

Of all : (bir şeyin) hepsi veya tamamı. Hepsinin içinden veya arasından.

Of all time : Gelmiş geçmiş.

Most of you : Çoğunuz.

Most of them : Çokları. Birçoğu. Onların çoğu.

Make the most of : Büyütmek. En iyi şekilde yararlanmak. Nimetlerinden faydalanmak. Tadını çıkarmak. Azami yararlanmak. Olabildiğince faydalanmak.

İngilizce Most of all Türkçe anlamı, Most of all eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Most of all ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

First and foremost : En başta. Birincisi ve en önemlisi. Son derece önemli bir şekilde. Her şeyden önce. Birinci sırada. Her şeyin başında. Her şeyden önemli olarak. Evvela. İlk önce.

In particular : Hususi olarak. Özellikle.

Specially : Özellikle. Özel olarak. Özelikle.

Notedly : Çuval bezi. Özellikle.

Above all : Herşeyden fazla. Her şeyden önce. Her şeyden çok. Herşeyden önemlisi. Hele hele. Özellikle her şeyden önce. Özellikle. Esas olarak.

Nominately : İsmen. Şöyle ki. İsminde. Özellikle. İsmiyle. Yani.

Mostly : Ekseriya. Genelde. Çokluk. Çoğu zaman. En çok. Başlıca. Çoğu. Daha çok. Çoğu kez.

Particularly : İlle. Başta olmak üzere. Özellikle. Ayrıntılı olarak. Tek tek.

Notably : Göze çarpar biçimde. Apaçık. Bir hayli. Dikkat çekecek derecede. Vurgulanmış bir biçimde. Bayağı. Başta olmak üzere. Epey. Başta ... olmak üzere.

Peculiarly : Özellikle. Acayip bir şekilde. Alışılmışın dışında. Tuhaf bir şekilde. Özel olarak.

Most of all synonyms : expressly, especially, most importantly.