Motilities türkçesi Motilities nedir

Motilities ingilizcede ne demek, Motilities nerede nasıl kullanılır?

Motility : Kendiliğinden hareket edebilme. Hareket edebilme yeteneği, hareket gücü, hareketlilik. Motilite. Hareketlilik.

Rumen motility : Rumen hareketi. İşkembe hareketi. Ön midelerden işkembenin hareketleri. beş dakikada 8-12 hareket yapar, rumen hareketi.

Sperm motility : Spermatozoonların ileriye doğru hareket edebilme yeteneği, hareket gücü, sperma örneklerinde kendi güçleriyle ileriye doğru hareket edebilen spermatozoonların oranı. Spermatozoon motilitesi.

Sperm motility percentage : Spermatozoon motilite oranı. Bir sperma örneğinde bütün hareket eden spermlerin yüzdesi.

Dismotility : Kendiliğinden hareket edebilme yeteneğinde bozulma, aksama olması. Dismotilite.

Supermotility : Aşırı hareketlilik. Supermotilite. Süpermotilite.

Hypermotility : Aşırı hareket. Hipermotilite.

Immotility : Kıpırdayamama durumu. Hareketsizlik. Hareket edemezlik. Hareket edememezlik. Hareket edememe durumu. Kıpırdayamazlık.

İngilizce Motilities Türkçe anlamı, Motilities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Motilities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Motility : Hareket edebilme yeteneği, hareket gücü, hareketlilik.

 

Combat : Mücadele. Harp etmek. Dövüşmek. İki kılıçoyuncusunun yenişme gözetmeden çalışma amacıyla dostça yaptıkları karşılaşma. Çarpışma. Vuruşma. Cenk. Savaş. Mücadele etmek.

Brisker : Hareketli. Canlandırmak. Faal. Sertçe esen (rüzgar). Canlı. Sert (hava). Çevik. İstenilen hızda hareket eden. Enerjik.

Belligerency : Savaş hali. Münakaşacılık. Dövüşkenlik. Harp hali. Savaşçılık. Savaş durumu. Kavgacılık.

Dynamism : Canlılık. Gürecilik. İlkellerde değişik yerel adlar altında görülen ve doğada var olduğu sanılan, etkisi özellikle belirli nesnelerde, hayvanlarda ve insanlarda daha belirgin olan etkin yaşam gücü tasarımı ve inancı, a. bk. elima, mana, manitu, megbe, orenda, vakonda. Dinamizm. Devimselcilik. Devingenlik. Güççülük. Dinamiklik.

Briskest : Hareketli. Canlandırmak. Sert (hava). Enerjik. Sertçe esen (rüzgar). Hareketlendirmek. Canlı. Çevik. Faal.

Colour : Ton. Renk değiştirmek. Renk vermek. Ten rengi. Renk. Maske. Nüans. Renklenmek. Algılamanın niteliğinde, ışığın görüntüsel bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı türden olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir algılanmanın belirtisi. renk bir dalga uzunluğudur. örnek ; kırmızı, görüntüsü açısından en uzun, mor ise en kısa dalga uzunluğu içindedir. Yüz rengi.

Activity : Faaliyet. İşlem. Etkiniik. Eyleyim. Eylem. Hareket halinde olma. Kuvvet. Yapılan işler. Meşguliyet. Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği. ilaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite, ilaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü.

 

Brisks : Enerjik. Canlanmak. Çevik. İstenilen hızda hareket eden. Sertçe esen (rüzgar). Hareketli. Canlandırmak. Hareketlendirmek. Faal.

Hustle and bustle : İtiş kakış. İtişme. Dolandırma. Yoğun faaliyet. Harala gürele. İtip kakma. Koşuşturma. Hay huy.

Motilities synonyms : armed combat, dynamisms, brisking, liveliness, brisk, mobility, brisked, briskness, mobilities, jinks.