Mountaineer türkçesi Mountaineer nedir

Mountaineer ile ilgili cümleler

English: Hardy young people like mountaineering.
Turkish: Cesur genç insanlar dağcılığı seviyorlar.

English: According to an expert, neither mountaineering nor skiing is dangerous.
Turkish: Bir uzmana göre, ne dağcılık ne de kayakçılık tehlikelidir.

English: The mountaineer was as hungry as a wolf.
Turkish: Dağcı bir kurt kadar açtı.

English: The mountaineer set out for the summit.
Turkish: Dağcı zirve için yola çıktı.

English: Ali is interested in mountaineering.
Turkish: Ali dağcılıkla ilgileniyor.

Mountaineer ingilizcede ne demek, Mountaineer nerede nasıl kullanılır?

Mountaineered : Dağ adamı. Dağcılık yapmak. Dağlı kimse. Dağcı. Dağlı. Dağa tırmanmak.

Mountaineering : Dağa çıkma. Dağcılık yapma. Dağa tırmanma. Dağcılık.

Mountaineers : Dağa tırmanmak. Dağcı. Dağlı kimse. Dağ adamı. Dağlı. Dağcılık yapmak.

Mountained : Dağlık.

Mountainer : Dağcı.

Mountain crystal : Neceftaşı.

Mountain daylight time : Sıradağlar yaz saati.

Mountain ash : Üvez. Galler'de yerleşim yeri. Üvez ağacı.

Mountain gazelle : Hint ceylanı. Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (bovidae) familyasından, zarif, küçük ve hızlı hareketli, toprak renginde, hindistan'da yaşayan bir tür.

 

Mountain cock : Çalıhorozu. Orman horozu.

İngilizce Mountaineer Türkçe anlamı, Mountaineer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mountaineer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alpinists : Alpinist.

Adventurer : Dolandırıcı. Serüvenci. Maceraperest kişi. Maceraperest kimse. Vurguncu. Dalavereci. Spekülatör. Maceracı. Maceraperest.

Climber : Tırmanıcı sarmaşık. Sarmaşık kuş. Tırmanıcı. Tırmanıcı bitki. Sarmaşık. Yükselmek isteyen kişi. Toplumda yükselmek isteyen kişi. Toplumda hep gözü yükseklerde olan kimse. Tırmaşık kuş.

Climb : Tırmanmak. Sarılarak tırmanmak. Güçlükle çıkmak. Tırmanış. Yükselmek. Aşama kaydetmek. Yokuş. Tırmanma. Çıkmak.

Climbers : Tırmanıcı bitki. Yükselmek isteyen kişi. Sarmaşık. Sarmaşık kuş. Toplumda hep gözü yükseklerde olan kimse. Tırmanıcı sarmaşık. Krampon. Tırmanıcı.

Mount : Montaj yapmak. Üzerine çıkmak. Oturtmak. Çerçevelemek. Binmek. Çıkmak. Bindirmek. Üzerine yerleştirmek. Takmak.

Venturer : Rizikocu. Cüret eden kimse. Riskçi. Ortak girişimci. Kendini riske atan kimse. Risk sermayedarı. Ortak girşimci.

Backwoodsmen : Kaba adam. Lordlar kamarasına seyrek gelen soylu. Taşralı.

Mountainous : Dağ gibi. Dağlık. Çok iri. İri. Çok büyük.

Mountaineer synonyms : mountain climber, mountainer, hillman, highlander, harshest, highlanders, mountaineered, backwoodsman, cragsmen, alpinist, harsher, harsh, go up, climb up, mountaineers, climb a mountain.

Mountaineer ingilizce tanımı, definition of Mountaineer

Mountaineer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who lives among mountains. An inhabitant of a mountain. To climb mountains. To live or act as a mountaineer.