Muddies türkçesi Muddies nedir

Muddies ingilizcede ne demek, Muddies nerede nasıl kullanılır?

Muddiest : Çepelli. Çamurlamak. Çamurlu. Bulanık. Anlaşılması zor. Bulandırmak. Çepellemek. Çamura bulamak. Karışık. Pis.

Muddied : Pis. Karışık. Çepelli. Çamura bulamak. Bulanık. Bulandırmak. Çepellemek. Çamurlamak. Çamurlu.

Muddier : Çamura bulamak. Bulanık. Bulandırmak. Çamurlamak. Çamurlu. Pis. Çepelli. Anlaşılması zor. Çepellemek. Karışık.

Muddiness : Bulanıklılık. Çamurlanma. Pislik. Çamurluluk. Bulanıklık. Gitar manyetiğinin çıkış gücüne, yüksekliğine, gitarı oluşturan ağaç türüne veya tellere bağlı olarak tel titreşimlerinin dağınık alınması sonucu seslerin tane tane alınamaması, kontrolsüz ve birbirine girmiş biçimde çıkması. Sönük.

Mudding : Çamurla tıkama. Çamurlama.

Muddle up : Dağıtmak. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Karıştırmak.

Muddled : Yüzüne gözüne bulaştırmak. Karışık. Sarhoş. Kafası karışmış. Karıştırmak. Kafası karışık. Karıştırılmış. Sersem. Becerememek.

Muddlers : Barda kullanılan havan. Karıştırma çubuğu.

Muddy : Anlaşılması zor. Bulanık. Pis. Karışık. Çepellemek. Çamura bulamak. Bulandırmak. Çepelli. Çamurlu. Çamurlamak.

 

Muddling : Karışık. Bulanık. Sersemleyici.

İngilizce Muddies Türkçe anlamı, Muddies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Muddies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dirty : Pislenmek. Bozuk. Lekelemek. Ahlaksız. Açık saçık. Fırtınalı. Batırmak. Pisletmek. Kirli.

Bemired : Çamura saplanmış. Kirlenmiş. Pislenmiş. Pisletmek. Çamurlanmış. Çamura batmış. Kirletmek.

Adulterating : Bozmak. İçine yabancı madde katmak. Yabancı madde katmak. Hileli. Hile katmak. Karıştırmak. Saflığını bozmak. Yabancı madde karıştırarak. Değerini düşürmek. Seyreltmek.

Dimmest : Donuk. Sönük. Kalın kafalı. En bulanık olanı. Anlayışsız. En kalın kafalı olanı.

Dingier : Daha kirli olanı. Kirli. Rengi solmuş.

Miry : Kirli. Batak.

Dirtier : Müstehcen. Terbiyesiz. Edepsiz. Ahlaksız. İğrenç. Açık saçık. Muzur. Rezil. Daha kirli.

Cloudy : Kapalı. Bulutlu. Damarlı (ağaç). Kapanık. Belirsiz. Hareli. Töhmet altında. Gölgeli. Açık olmayan.

Bespatters : Çamur sıçratmak. Çamur atmak. Kirletmek. Lekelemek. Leke sürmek. İftira etmek.

Muddies synonyms : dog's breakfast, dog's dinner, muddied, blackest, dingiest, contaminated, jam, adulterated, blurriest, daggy, filthy, mired, blurry, kettle of fish, cloudier, hole, filthiest, darkens, mess, augean, bedraggled, cloud, filthier, fix, feculent, muddy, bespattering, grimier, calicos, adulterate, bemire, mires, muckiest.

Muddies zıt anlamlı kelimeler, Muddies kelime anlamı

Pure : Masum. İffetli. Saf. Katıksız. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Halis. Kuramsal. Elmas gibi. Bir kimyasal özdeğin yabancı özdeciklerden arınmış niteliği. Safkan.

 

Orderliness : Düzenlilik. İntizam. Çekidüzen. Düzen. Dakiklik.

Order : Düze. Öğeleri, belirlenmiş kurallara göre yerleştirmek. Emir vermek. İntizam. Buyurmak. Tavsiye etmek (doktor). Çeşit. Yargı. Hal. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik. ordo.