Muddy türkçesi Muddy nedir

Muddy ile ilgili cümleler

English: Ali saw muddy footprints on the floor.
Turkish: Ali yerde çamurlu ayak izleri gördü.

English: Ali took off his muddy shoes.
Turkish: Ali çamurlu ayakkabılarını çıkardı.

English: Ali got muddy playing football.
Turkish: Ali futbol oynarken çamurlandı.

English: That path is apt to be muddy after rain.
Turkish: Bu yol yağmurdan sonra çamur olmaya eğilimlidir.

English: Please take off your muddy boots.
Turkish: Lütfen çamurlu çizmelerinizi çıkarın.

Muddy ingilizcede ne demek, Muddy nerede nasıl kullanılır?

Muddy pickup : Çamurlu manyetik. Çamurlu tonlara yol açacak kadar güçlü çıkışa sahip manyetik türü.

Muddy tone : Çamurlu ton. Kontrolsüz, tane tane alınamayan, birbirine girmiş seslere sahip gitar tonu.

Fish in muddy waters : Bulanık suda balık avlamak.

Become muddy : Çamura bulanmak.

Get muddy : Bulanmak. Çamurlanmak.

Muddying : Çamura bulamak. Çamurlu. Bulanık. Çepelli. Pis. Çepellemek. Çamurlamak. Bulandırmak. Karışık.

Mudding : Çamurla tıkama. Çamurlama.

Muddies : Bulandırmak. Çamurlu. Karışık. Çamura bulamak. Bulanık. Çamurlamak. Çepelli. Çepellemek. Pis.

 

Muddle : Yüzüne gözüne bulaştırmak. Kafasını karıştırmak. Dağıtmak. Bozmak. Karmakarışık etmek. Karıştırmak. Şaşkına çevirmek. Becerememek. Şaşırtmak. Sersemletmek.

Muddle up : Dağıtmak. Karıştırmak. Yüzüne gözüne bulaştırmak.

İngilizce Muddy Türkçe anlamı, Muddy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Muddy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Circuitous : Kıvrımlı. Dönemeçli. Dolaşık. Dolambaçlı. Dolaylı ve genellikle yolu epey uzatan sefer. Dolaşarak giden (yol). Dolaylı.

Assorted : Çeşit çeşit. Türlü. Çeşitli. Muhtelif. Çeşidine göre ayrılmış.

Marshy : Bataklı. Bataklığa ait. Sulak. Bataklık gibi. Batak. Bataklığa özgü. Bataklık.

Waterlogged : Su basmış. (renk) açık. Suya doygun. Islatılmış. Su emmiş. Suyla kaplı. Eklüz. Suyla dolu. Taşmış. İçine su dolmuş.

Covered up : Kılık değiştirmek. Gizlemek. Gizli tutmak. Örtmek. Örtülmüş. Örtülü. Bir şeyi tamamen örtmek. Saklamak. Örtbas etmek.

Bedrabble : Islatmak (etek).

Carrion : Leş yiyen. Çürümüş et. Leş. Cife. Kokmuş et. Hayvan leşi. Leş gibi şey (argo terim). Leş (argo terim). Kokmuş.

Darker : Korkutucu. Koyu. Loş. Karanlık. Gizli. Üzüntülü. Asık suratlı. Kasvetli. Kötü.

Soggy : Sırsıklam. Hamur gibi. Sırılsıklam. Hantal. Pek sulu toprak. İyice ıslanmış. Ipıslak. Çamur. Çok ıslak. Uyuşuk.

Muddy synonyms : muddies, dingier, calico, dirty, mirier, dimmest, elusive, augean, blurred, grimiest, bemire, dim, bespatter, filthier, boggier, dirtied, blackest, asstd, bedraggles, cloudy, muckier, mired, clouding, quaggy, dirtier, contaminated, mucky, enigmata, feculent, muddier, crummy, boggy, muddying.

 

Muddy zıt anlamlı kelimeler, Muddy kelime anlamı

Dry : Susuz. Kakırdamak. Susamış. Sıkıcı. Kart. Kurulamak. Sütten kesilmek. Kurak, tuzlu, tarıma elverişsiz topraklarla ilgili nitelik. Susatıcı. Yavan.

Clean : Temiz. Yıkamak. Arıtmak. Ruhsatlı. Yazısız. Pak. Kusursuz. Ak. Almak. Yasal.

Muddy ingilizce tanımı, definition of Muddy

Muddy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To dirty. To render turbid. Besmeared or dashed with mud. To soil with mud. Muddy boots. As, a muddy road or path. Abounding in mud.