Murderous türkçesi Murderous nedir

Murderous ingilizcede ne demek, Murderous nerede nasıl kullanılır?

Murderously : Öldüresiye. Öldürecek gibi. Tehlikeli bir şekilde. Kanlı bir halde.

Murderousness : Öldürme içgüdüsü. Hoşa gitmeyen veya belalı olma durumu (konuşma dili). Cinayet işleme eğilimi. Öldürücülük.

Murder in the first degree : Kasten adam öldürme. Öldürme amacıyla işlenen cinayet. Kasıtlı adam öldürme. Taammüden adam öldürme.

Murder mystery : Çözülmemiş cinayet vakası. Cinayet muamması. Deşifre edilmemiş cinayet. Cinayet konusu ele alan gerilim. Cinai roman.

The murder weapon : Cinayet silahı. Suç aleti (cinayet). Bir kimseyi öldürmek için kullanılmış silah. Öldürme amacıyla kullanılan nesne.

First degree murder : Önceden tasarlanarak işlenen cinayet. Birinci derecede cinayet. Tasarlanmış cinayet.

Accused of murder : Resmi olarak cinayet ile suçlanmış. Cinayetle suçlanmış. Başka birini kasten öldürmeyle suçlanmış.

Cold blooded murder : Kötü niyetli öldürme. Gaddar bir şekilde adam öldürme. Acımasız cinayet. Zalim cinayet.

Cry blue murder : Bağırmak. Cıyak cıyak bağırmak. Kıyametleri koparmak. Yüksek sesle çığlık atmak. Kıyameti koparmak.

Commit a murder : Cinayet işlemek. Elini kana bulamak.

 

İngilizce Murderous Türkçe anlamı, Murderous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Murderous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gorier : Korkunç. Kan dondurucu. Ürpertici.

Internecine : Her iki taraf içinde öldürücü olan. Her iki taraf için de öldürücü olan.

Dangerous : Korkulu. Tehlikeli ve zehirli maddeler. Riskli. İş hakları tüzüğüne göre elyaf tozları, toz, duman, gaz, sis, buharlar gibi terimlere ayrılan ve bu terimlerde gerekli açıklamaları yapılan parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli ve zehirli maddeler. Muhataralı. Çekinceli. Parlayıcı. Patlayıcı.

Dicey : Rizikolu. Şansa kalmış. Şüpheli. Riskli.

Adventurous : Cesur. Cüretli. Maceralı. Macera seven. Cesaret isteyen. Serüvenli. Serüven dolu. Serüven seven. Maceraperest.

Killing : Büyük kazanç. İtlaf. Yorucu. Çok komik. Katletme. Voli. Av. Ortadan kaldırma. Yalanlama.

Sanguinous : Kan içeren. Kan dökmeyi kapsayan. Mutlak. Kana susamış. Güvenli. Muhakkak. Katliama yol açan.

Compromised : Gizliliği ifşa edilmiş. Karşılıklı ödünler vererek anlaşmaya varılan. Optimal bir şekilde çalışamayan. Gizliliği ihlal edilmiş.

Bloodying : Kana susamış. Kanatmak. Lanet olası. Kör olasıca. Zalim. Kanını akıtmak. Kana bulanmış. Kan gibi. Kanla kaplı.

Bloodier : Kana susamış. Kanını akıtmak. Kanla kaplı. Zalim. Kan gibi. Kan dökülen. Uğursuz. Kör olasıca. Kanatmak.

Murderous synonyms : endangering, desperate, baneful, bloodshot, deathful, bloodstained, deathly, forbidding, deadly, deadlier, slaughterous, bloodies, diciest, dodgy, goriest, blood and thunder, homicidal, bloodiest, blooded, breakneck, fateful, chanceful, danger, haematic, bloodguilty, fell, goriness, feral, daring, as death, critical, deathlike, criminal.

 

Murderous zıt anlamlı kelimeler, Murderous kelime anlamı

Bloodless : Ruhsuz. Kan dökmeden yapılan. Solgun. İnsanca duygulardan yoksun. Kansız. İlgisiz. Cansız. Öldürücü olmayan. Duygusuz. Hissiz.

Murderous ingilizce tanımı, definition of Murderous

Murderous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Murderous intent. A murderous assault. Of or pertaining to murder. As, the murderous king. Having the purpose or quality of murder. Bloody. Sanguinary. Murderous rapine. Characterized by, or causing, murder or bloodshed.