Mutism türkçesi Mutism nedir
Mutism ingilizcede ne demek, Mutism nerede nasıl kullanılır?
Deaf mutism : Sağır-dilsiz. Duymama veya konuşamama.
Elective mutism : Seçici konuşmamazlık. Bir hastanın kendi isteğiyle girdiği sessizlik hali. Elektif dilsizlik. Seçici konuşmazlık. Tercihli sessizlik. Ruhsal kökenli nedenlerden kaynaklı konuşmama durumu. Tercihli dilsizlik.
Deafmutism : Sağırdilsiz.
Mutilate : Sakatlamak. Önemli kısımları çıkararak bozmak. Kesmek (vücudun bir uzvunu bütünüyle). İçine etmek. Hükümsüz kılmak. Kesip sakat bırakmak. Bir tarafını kesip sakat bırakmak. Bozmak. Değiştirmek. Kötürüm etmek.
Mutilated : Kesip sakat bırakmak. Bozmak. Sakatlamak. Sakatlanmış. Kötü veya ağır yaralanmış.
Mutilates : Kötürüm etmek. Bir tarafını kesip sakat bırakmak. Kesmek (vücudun bir uzvunu bütünüyle). Değiştirmek. Bozmak. Tahrip etmek. Sakatlamak. Önemli kısımları çıkararak bozmak. Kesip sakat bırakmak. Hükümsüz kılmak.
Mutilators : Geri alınamaz hasara neden olan kimse. Mahveden kimse. Şekil bozukluğuna neden olan kimse. Bozucu kimse. Yıkıcı.
Mutilative : Bozukluğa neden olan. Kusurlu oluşuma neden olan. Sakatlığa neden olan. Zarar vermeye yönelik olan.
Mutilated version : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Herhangi bir filmin, yapımcı ya da yönetmenin isteği dışında kesintilere uğramış biçimi. özellikle denetleme sonucu kesintilere uğramış film. Kesintili evirim.
Mutilating : Sakatlamak. Kesmek (vücudun bir uzvunu bütünüyle). Bir tarafını kesip sakat bırakmak. Kesip sakat bırakmak. Hükümsüz kılmak. Önemli kısımları çıkararak bozmak. Bozmak. Kötürüm etmek. Tahrip etmek. Değiştirmek.
İngilizce Mutism Türkçe anlamı, Mutism eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mutism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Quietness : Mazlumluk. Sükunet. Sükutilik. Hareketsizlik. Dinginlik. Gönül rahatlığı. Huzur. Sakinlik. Suskunluk.
Muteness : Terslik. Suskunluk.
Peaces : Huzur. Asayiş. Sükun. Sükunet. Erinç. Ağız tadı. Barışma. Barış. Sulh.
Deaf mutism : Sağır-dilsiz. Duymama veya konuşamama.
Status : Prestij. Yasal durum. Bir toplumsal konumun basamaklar düzeni ya da değerler dizgesi içindeki yeri. bk. konum. Vaziyet. Durum. Statü. Rol. Sosyal durum. Mevki. İçtimai vaziyet.
Condition : Bir nesne ya da olayın içinde oluştuğu, bu oluşumu etkileyen (örneğin kolaylaştıran, güçleştiren, özelliklerini değiştiren) çevresel durum ve öğeler. Koşul. Koşullandırmak. İyi bir hale getirmek. Hal. Alıştırmak. Konum. Toplumsal durum. Kayıt. Koşullamak.
Hush : Örtbas etmek. Kapatmak. Yatıştırmak. Susmak. Susturmak. Gizlemek. Suskunlaşmak. Sakinleşmek. Sakinleştirmek.
Quiets : Yatışmak. Kandırmak. Susmak. Susturmak. Sakinleştirmek. Sakin. Sessiz. Yatıştırmak. Sakinleşmek.
Deafness : Sağırlık. Ağır işitme. Duyma duyusunun önemli derecede yetersizliği veya yokluğu, duyma kaybı.
Inarticulateness : Belirsizlik. Kendini iyi ifade edememe. İyi ifade edilmeme. Anlaşılmazlık. Açık olmama. Suskunluk (bir öfke veya şaşkınlıktan dolayı).
Mutism synonyms : hushes, peace, quiescence, quiescency, hearing loss, quieted, quiet, dumbness, mute, mutes, deaf muteness, speechlessness, noiselessness.
Mutism ingilizce tanımı, definition of Mutism
Mutism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The condition, state, or habit of being mute, or without speech.

Bu kısımda Mutism kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mutism ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mutism anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mutism ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.