Muza nedir, Muza ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Çocuk.
Soysuzlaşmış, yozlaşmış hayvan.
Erkek eşek.
Küçük eşek.
Tarlalarda sebze dikmek için ayrılan küçük bölüm, evlek.
Teknik terim anlamı:
Kısa boylu, cüce, bücür.
Muza ile ilgili Atasözü veya Deyim
muzaffer olmak : üstün gelmek, yenmek, zafer kazanmak.
Muza anlamı, tanımı
Cezimli muzari : Arapçada sonu cezimli olan muzari : yaktül gibi
Hafif erkeli muzari : Arapçada cezimli muzarinin sonuna -en getirilen şekli: yaktülen (=öldürecektir).
Muza olmak : Cüce kalmak.
Muzafferce : Üstün bir biçimde, zafer kazanmışa yaraşır biçimde, muzafferane.
Muzak : Domuz yavrusu. Çam kozası. Asma kilit.
Muzam : Asalak.
Muzari : Sâmi dillerde henüz başlamamış veya başlayıp da tamamlanmamış eylemleri anlatan zaman şekli. Bak, Ağır erkeli muzari, Hafif erkeli muzari, Üstünlü, Ötrülü ve Cezimli muzari.
Muzarrat : Engel.
Muzav : Ters iş yapan, davranışları ters olan kişi. Bir şeyin ters yönde olması için. Eğri, eğrilemesine. Üçgen biçiminde tarla.
Ötrülü muzari : Arapçada sonu ötrülü olan muzari : Yaktülü gibi.
Üstünlü muzarı : Arapçada sonu üstünlü olan muzari: yaktüle gibi.
Muzaffer : Üstünlük elde etmiş, zafer kazanmış, yenmiş, utkulu.
Muzafferane : Muzafferce.
Muzafferiyet : Üstün gelme, üstünlük, zafer kazanma.
Dikmek : Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.
Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
Soysuz : Soyunun özelliklerini yitirmiş olan (kimse, bitki vb.), dejenere. Biyolojik ve toplumsal ölçüler yönünden göze batacak kadar kötüye giden (kimse), dejenere. Kötü tanınmış, ahlaksız.
Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.
Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Diğer dillerde Muz örümceği anlamı nedir?
İngilizce'de Muz örümceği ne demek ? : banana spider

Bu kısımda Muza nedir? Muza ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Muza tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Muza hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.