Mıcır nedir, Mıcır ne demek

  • Yol yapımında kullanılan taş kırıntısı, mucur
  • Bir şeyin işe yaramayan bölümü.
  • Kömür kırıntısı, mucur.

Yerel Türkçe anlamı:

Manda yavrusu.

Ufak çakıl.

Ufak.

Lüleci çamuru.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Asfalt yol yapımında kullanılan küçük çakıllar. (-Bursa)

İngilizce'de Mıcır ne demek? Mıcır ingilizcesi nedir?:

gravillon

Mıcır kısaca anlamı, tanımı:

Kırıntı : Küçük kalıntı. Kurumak için kesilip yerde bırakılan odun. Bir şeyden ayrılan küçük parça. Eser, iz, belirti.

Mucur : Mıcır. Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri.

Kömür : Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt. Siyah renkli.

Yarama : Yaramak işi.

Bölüm : Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Çağ, devir.

 

Bir : Beraber. Aynı, benzer. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sayıların ilki. Eş, aynı, bir boyda. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bir kez. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Tek. Sadece.

Mıcır mıcır : Çürümüş ve sulanmış (meyveler için). Yağlı, sıvaşık, bulaşık, yapışkan.

Mıcırak : Çok olgunlaşmış meyve.

Mıcıramak : Suyu çıkmak, cıvımak.

Mıcırıg çıkarmag : Kavga çıkarmak.

Mıcırıhlı : İsteksiz iş yapan ve söz söyleyen, ilgisiz.

Mıcırık : Beceriksiz, sünepe. Zorluk çıkartan (kimse). Kavgacı. Bir işi bozmak için ileri sürülen neden. Bir işteki karışıklık, düzensizlik. Düzen, dolap: Bu işte bir mıcırık var. Kavga nedeni. Kıvılcım. Çok ezilmiş. Çok cıvık, çok sulu. Dokuma tezgâhında ipliğin hareketini sağlayan makara.

Mıcırıklamak : Oyunbozanlık etmek.

Mıcırıklanmak : Bir iş bozulmak, karışmak.

Mıcırıklı : Kuşku verici, oyunlu (iş için). Karışık, kuşku verici: İş, mıcırıklı çıktı. Erinçsizlik.

Mıcırıklık : Anlaşmazlık.

Diğer dillerde Mıcır anlamı nedir?

İngilizce'de Mıcır ne demek? : n. hard core

Rusça'da Mıcır : n. гравий (M)