Chips türkçesi Chips nedir

  • Mıcır.
  • Chıps.
  • New york finans piyasasında bankalararasında bağlantı kuran, işlemleri yürüten ve hesapları denkleştiren takas sistemi. krş. bankalararası para piyasası.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kızarmış patates.
  • Patates kızartması.
  • Mikroçip.
  • Cips.

Chips ile ilgili cümleler

English: "What's your favorite food?" "Fish and chips with mayonnaise."
Turkish: "En sevdiğin yemek ne?" "Mayonezli patates kızartması ve balık."

English: Potato chips are not good for you.
Turkish: Patates cipsi senin için iyi değildir.

English: These potato chips are good enough to make you want more.
Turkish: Bu patates cipsi, size daha fazlasını istetecek kadar yeterince iyi.

English: I ate the whole bag of potato chips by myself.
Turkish: Bir torba patates cipsini tek başıma yedim.

English: If everyone chips in, we'll be able to finish painting the living room by noon.
Turkish: Eğer herkes bağışta bulunursa, öğleye kadar oturma odasını boyamayı bitirebileceğiz.

Chips ingilizcede ne demek, Chips nerede nasıl kullanılır?

When the chips are down : Önemli bir noktaya varıldığında. Bıçak kemiğe dayanınca. Önemli noktada. Çok önemli bir noktaya erişildiğinde. Bütün kozlar oynandığında. Zora düşüldüğünde. Harekete geçme zamanı geldiğinde. Çok önemli bir noktaya ulaştığında. Çok önemli bir karar alınması gerektiğinde. Kozlar oynandığında.

 

Blue chips : Güvenilir hisse senedi. Yüksek kaliteli ve pahalı şey. Mavi boncuklular. Bir şirketin istikrarlı ve karlı olduğu düşünülen ve fiyatı da görece yüksek olan katılım payı için kullanılan takma ad (ekonomi). Yüksek değeri olan mavi fiş (poker oyunlarında). Birinci sınıf hisse senedi. Güvenilir katılım payı. İşlem hacmi yüksek ve getirisi istikrarlı hisse senetleri.

Bluest of the blue chips : Mavilerin mavisi. Mavi boncuklular arasında öne çıkan eniyiler.

Cheap as chips : Sudan ucuz. (argo) toprak kadar ucuz. Çok ucuz. Aşırı derecede fiyatı düşük.

Chocolate chips : Damla çikolata. Pişirmede kullanılan küçük çikolata parçaları. Çikolata parçacıkları.

Microchips : Mikroçip. Elektronik yonga. Yongacık. Mikroyonga. Entegre devre. Mikro çip. Miniyonga.

Onion chips : Küp küp kesilmiş soğanlar. Doğranmış soğan. Küçük soğan parçaları.

Stone chips : Mıcır.

Fish and chips : Balık ve patates cipsi. Balık ve patates kızartması. Üzerine malt sirkesi dökülmüş kızarmış balık ve patates. Kızartılmış balık ve patates kızartması içeren yaygın ingiliz yemeği.

Chip away : Bir şeyden yavaş yavaş bir parçacığı koparmak. Ufalamak. Küçük parçalara ayrılmak. Ufalanmak.

İngilizce Chips Türkçe anlamı, Chips eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chips ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Potato : Patlıcangiller (solanaceae) familyasından, beyaz ya da pembe çiçekli, toprak altı yumruları sebze olarak kullanılan, ülkemizde geniş alanda kültürü yapılan bir tür. Birkaç hafta süreyle aşırı düzeyde patates tüketimi sonucu, sığırlarda, bacakların alt kesimlerinde oluşan kabuklanmalarla belirgin deri yangısı. Baş. Dolar. Patates dermatitisi. Kafa. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Patates.

 

Clearing house interbank payment system : Merkezi new york'ta bulunan gelişmiş bir bilgisayarlı denkleştirme sistemi.

Fries : Virginia eyaletinde yerleşim yeri. Sıcak yağda kavrulmuş olan patates dilimleri.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Potato chip : Patates cipsi. Patates cips.

Spud : (kutlama vb amacıyla) yumruk çakma. Çapa ile kesmek. Tirpidin. Spatula. Tirpit. Kazma. Çapa. Çapalamak. Kısa ve kalın şey. Mala.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Flints : Galler'de yerleşim yeri. Teksas eyaletinde şehir. Çakmaktaşı. Michigan eyaletinde şehir. Taş.

Chips synonyms : irish potato, microchip, hard core, hash browns, abnormal budget receipts, a change in individual demand, microchips, a group shares, a change in supply, ability rent, integrated circuit, a shift in individual demand, murphy, a shift in demand, white potato, french fries, french fried potatoes, a pass through certificate, tater, flinting, crushed stone, chip, ability to pay approach, abolition of forced labour convention, fried potatoes, stone chips, a change in demand, abnormal budget, flint.

Chips ingilizce tanımı, definition of Chips

Chips kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A ship`s carpenter.