Potato türkçesi Potato nedir

  • Birkaç hafta süreyle aşırı düzeyde patates tüketimi sonucu, sığırlarda, bacakların alt kesimlerinde oluşan kabuklanmalarla belirgin deri yangısı.
  • Kafa.
  • Baş.
  • Patlıcangiller (solanaceae) familyasından, beyaz ya da pembe çiçekli, toprak altı yumruları sebze olarak kullanılan, ülkemizde geniş alanda kültürü yapılan bir tür.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Patates.
  • Patates dermatitisi.
  • Dolar.

Potato ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary are watching TV and eating potato chips.
Turkish: Ali ve Mary televizyon izliyorlar ve patates cipsi yiyorlar.

English: Ali just couldn't stop himself from eating the whole bag of potato chips.
Turkish: Ali sadece tüm torba patates cipsini yemekten kendini tutamadı.

English: Ali ate half a bag of potato chips.
Turkish: Ali yarım paket patates kızartması yedi.

English: Ali likes the way Mary makes potato salad.
Turkish: Ali Mary'nin patates salatası yapma tarzını seviyor.

English: Ali is boiling the potatoes to make potato salad.
Turkish: Ali patates salatası yapmak için patates haşlıyor.

Potato ingilizcede ne demek, Potato nerede nasıl kullanılır?

Potato and beet waching machine : Patates ve pancar yıkama aleti. Yumru ve kök yemlerin toz ve çamur bulaşıklarından yıkanması için kullanılan bir alet.

 

Potato aphid : Patates yapraklarından özsu emen, küçük, eşkanatlı böcek. Patates yaprakbiti.

Potato beetle : Colorado patates böceği. Patates böceği. Colorado böceği. Patates yapraklarından beslenen küçük bir böcek.

Potato chip : Cips. Patates cips. Patates cipsi.

Potato cutting machine : Patatesi silaj yapmak veya hayvanlara yedirmek için parçalayan bir alet. Patates parçalama aleti.

Dried potato processing residue : Kurutulmus patates kalıntısı. Patates işleme kalıntısı.

Potato steaming machine : Hayvanlara yedirilecek patateslerin hazmolma derecesini artırmak amacıyla buharla pişirmeye yarayan portatif veya tekerlekli olabilen, basınçlı kazanı bulunan cihaz. Patates buğulama cihazı.

Potato pulp : Patates posası. Patates yumrularından nişasta üretimi sırasında elde edilen, ham protein ve ham yağ yönünden fakir, azotsuz öz madde bakımından zengin, hayvan yemi olarak kullanılan bir yan ürün.

Potato processing residue : Patates işleme kalıntısı. İnsan tüketimi amacıyla patates ürünlerinin üretimi sırasında elde edilen patates parçaları, soyukları, ıskartaları vb. nden oluşan kalıntıların kurutulmuş biçimi, kurutulmuş patates kalıntısı.

Potato starch : Patates nişastası.

İngilizce Potato Türkçe anlamı, Potato eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Potato ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chips : Patates kızartması. Kızarmış patates. Mikroçip. Mıcır. New york finans piyasasında bankalararasında bağlantı kuran, işlemleri yürüten ve hesapları denkleştiren takas sistemi. krş. bankalararası para piyasası. Chıps. Cips.

 

Caput : Kafatası (latince). Kısım. Filiz. Kaput. Segment. Bölüm. Dal.

Smacker : Şaplak. Şapırtılı öpücük. Sesli öpücük. Sterlin. Şapır şupur öpüş.

Cardinal : Önemli. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, 20 cm kadar uzunlukta, kuzey amerika'da yaşayan bir tür. Belli başlı. Kardinal kuşu. Esaslı. Başlıca. Parlak kırmızı. Kardinal. Esas.

Bows : Reverans. Başla selamlama. Pruva. Fiyonklar. Boyun eğme.

Murphies : Teksas eyaletinde şehir. Murphy. North carolina eyaletinde yerleşim yeri.

Chump : Salak. Kemikli et. Odun. Çiğnemek. Takoz. Alık. Kelle. Pirzola. Kuzu filetosu.

Archest : Şeytan gibi. En iyisi. Şahı. Cin gibi. Kurnaz.

Spud : (kutlama vb amacıyla) yumruk çakma. Mala. Spatula. Kısa ve kalın şey. Tirpit. Kazma. Çapa. Çapalamak. Çapa ile kesmek.

Potato synonyms : uruguay potato, white potato vine, home fries, root vegetable, solanum tuberosum, solanaceous vegetable, solanum, genus solanum, home fried potatoes, irish potato, tater, vine, brains, jacket, bonce, chumps, greenback, bucks, beginning, taters, conk, simoleons, coconut, bubble and squeak, smackers, cephalic, beans, spudding, spuds, beginnings, french fries, arch, conking.

Potato ingilizce tanımı, definition of Potato

Potato kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A plant (Solanum tuberosum) of the Nightshade family, and its esculent farinaceous tuber, of which there are numerous varieties used for food. It is native of South America, but a form of the species is found native as far north as New Mexico.