Clearing house interbank payment system türkçesi Clearing house interbank payment system nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Chıps.
  • Merkezi new york'ta bulunan gelişmiş bir bilgisayarlı denkleştirme sistemi.
  • New york finans piyasasında bankalararasında bağlantı kuran, işlemleri yürüten ve hesapları denkleştiren takas sistemi. krş. bankalararası para piyasası.

Clearing house interbank payment system ingilizcede ne demek, Clearing house interbank payment system nerede nasıl kullanılır?

Clearing : Birbirlerine borçlu ve alacaklı durumda olan kişilerin karşılıklı bir sayışımdan sonra borç ya da alacak kalıntılarını vererek ödeşmeleri. Ödenekliklerde, kimi bölümlerde yeterli olmayan ödeneklere durumu yeterlinin üstünde bulunan öbür bölümlerden ekleme ya da düşülme yapılmak yoluyla gerçekleştirilen ödenek aktarması. bir paranın bulunduğu sayışımdan bir başkasına geçirilmesi için yapılan işlem. Alan. Meydan. Aktarma. Mal değişimi. Açıklık alan. Dokuların alkolünün giderilmesi için ksilol ve metil benzoat gibi maddeler kullanılarak parlatılması. sofralık pirinç üretiminde tanelere mekanik bir işlem ve genellikle sürtünme yoluyla düz ve pürüzsüz yüzey meydana getirme işlemi. bu şekilde hayvan beslemede kullanılan pirinç kepeği üretilir. Dış tecimde iki ülke arasında yapılan alışverişin karşılıklı olarak malla ve değişim yoluyla ödenmesi. bankaların elinde bulundurdukları çek, ödek ve benzeri tecimsel belgit ve belgeleri takas odaları ya da merkez bankasında belirli zamanlarda mahsup ettirmeleri. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

House : Barınmak. -de bulunmak. Yerleştirmek. Evde oturmak. Meclis. Ev sağlamak. Barındırmak. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri. Kendi evine almak. Eve yerleştirmek.

Interbank : Bankalar arası. Bankalararası.

Payment : Maaş. Ücret. Bir borcun kısmen ya da tamamen, parayla ya da ayni olarak kapatılması. Karşılık. Vergin. Kesin sayışım. sayışımın arıtımı. Masraf. Ödeme. Tediye. Bir borcu ödeyerek kapama.

System : Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Şebeke. Düzen. Dizge. Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu. Vücut. Yapı. Organizmada aynı işlevleri gerçekleştirmek için birbirleriyle ilgili bağlantılı organların oluşturduğu birlik veya grup. yol, yöntem. Jüye. Usul.

Clearing house : Bankalar arası ödeşmeli sayışım işlemlerini yapan örgüt. Opsiyon veya gelecek sözleşmeleri piyasalarında alıcı ve satıcıları karşılaştırmakla görevli ve işlemcilerin sorumluluklarını yerine getirmeyi garantileyen işletme. Takas odası. Takas merkezi. Finansal kurumlar ile borsalar arasında para kullanmadan ödeme sisteminin gelişmesi için takas işlemlerinin yapıldığı yer. Takas dairesi. Kliring dairesi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sayışım odası. Takas kurumu.

 

İngilizce Clearing house interbank payment system Türkçe anlamı, Clearing house interbank payment system eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clearing house interbank payment system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Chips : Mıcır. Kızarmış patates. Cips. Patates kızartması. Mikroçip.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Clearing house interbank payment system synonyms : a shift in individual demand, a change in supply, ability to pay approach, a change in demand, abnormal budget, abolition of forced labour convention, abnormal budget receipts.