Nöbetleşmek nedir, Nöbetleşmek ne demek

  • Sıra ile nöbet tutmak

Nöbetleşmek anlamı, tanımı:

Nöbetleşme : Nöbetleşmek işi.

Nöbet : Sıra ile yapılmış olan görev, iş. Hastalık sebebiyle titreme, yüksek ateş. Sıra ile belirli süre bir yeri bekleme işi. Resmî yerlerde veya önemli kimselerin kapısında belli vakitlerde çalınan mızıka. Vakit vakit ortaya çıkan aynı türden fizyolojik bozuklukların bütünü. Sıra, keşik. Kez, defa.

Tutmak : Alacağa veya vereceğe saymak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Hizmetine almak veya kiralamak. İş görebilmek. Benimsemek, beğenmek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Avlamak. Yaklaştırmak. İzlemek. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. Bir şey düşünmek. Başlamak. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Hedef olarak almak. Kaplamak. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Ele geçirmek, yakalamak. Kapatmak, sarmak. Kullanmak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Herhangi bir durumda bulundurmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Uğramak. Beklenen sonucu vermek. İşgal etmek. Bir kimsenin yerini almak. Ulaşmak, varmak. Denetimi ve yetkisi altına almak. Sunmak. Bırakmamak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Sarmak, bürümek. Varsaymak, farz etmek. Elde bulundurmak, ele almak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Sürmek, zaman almak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bağlamak.

 

Sıra : Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Tahtadan oturak. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet.

İle : Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz. Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz.

Diğer dillerde Nöbetleşmek anlamı nedir?

İngilizce'de Nöbetleşmek ne demek? : v. take turns