Nasalizes türkçesi Nasalizes nedir

  • Genizleşmek.
  • Genizleştirmek.
  • Bir sesi burnu da kullanarak çıkarma.

Nasalizes ingilizcede ne demek, Nasalizes nerede nasıl kullanılır?

Nasalize : Bir sesi burnu da kullanarak çıkarma. Genizleşmek. Genizden çıkarmak. Genizleştirmek.

Nasalized : Genizleştirmek. Genizleşmek.

Nasalized vowel : Geniz ünlüsü.

Nasalization : Genizsilleşme. Bir sesi burnu da kullanarak telaffuz etme. Genizsileşme. Hımhımlık (ayrıca nasalisation). Genizden çıkan ses.

Nasalizing : Genizleştirmek. Genizleşmek.

Glandulae plani nasalis : Glandula plani nazalis. Koyunlarda, keçilerde ve etçilerde planum nasale'de bulunan bezler.

Crista nasalis : Maxilla’nın proc. palatinus’unun ve os palatinum’un lamina horizontalis’inin burun boşluğuna bakan yüzlerinde mediyan olarak bulunan ve saban kemiğinin tutunmasına yarayan kemik ibiği, krista nazalis. Burun ibiği. Krista nazalis.

Nasalised vowel : Geniz ünlüsü. Geniz yolu açıkken boğumlanan ünlü. türkçenin bütün ünlüleri ağız ünlüleridir. ancak anadolu ağızlarında geniz ünlülerine rastlanabilmektedir. nev. ahã «işte», h˜ı «haa!, öyle mi?» gibi. ayrıca kelime içinde artık kaybolmuş olan n ünsüzünün kendi etkisini hecesi içindeki ünlüye yüklemesinden oluşmuş bulunan geniz ünlüleri de vardır: sonra>sõra, sonra>sonna>s˜ona, konşı>g˜oşı «komşu» bununla>bun˜ula «bununla» (aydın bozdoğan) vb.

 

Nasalise : Bir sesi burnu da kullanarak çıkarma. Genizleştirmek. Genizleşmek. Genizden çıkan sesle konuşmak. Genizden ses çıkarmak (ayrıca nasalize).

Nasality : Genizden okunma.

İngilizce Nasalizes Türkçe anlamı, Nasalizes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nasalizes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nasalize : Genizden çıkarmak.

Pronounce : İleri sürmek. İlan etmek. Fikrini söylemek. Resmi eda ile söylemek. Bildirmek. Tefhim etmek. Duyurmak. Telaffuz etmek. Bildirmek (kararı). Resmen bildirmek.

Nasalise : Genizden ses çıkarmak (ayrıca nasalize). Genizden çıkan sesle konuşmak.

Say : Etmek (dua). Buyurmak. Demek. Son söz. Tekrarlamak. Laf. Varsaymak. Okumak (dua). Söz. Söylemek.

Enounce : Resmen ilan etmek. Beyan etmek. Bildirmek. Öne sürmek. Söylemek. İfade etmek. Açıkça belirtmek.

Sound out : Tanıdık olmayan bir kelimeyi her harfin sesini yavaşça çıkararak onları bir kelime olarak birleştirmek (öğrenmeyi yeni öğrenen çocuklar için). Bir konuda bir kimsenin fikrini sormak. Ağzını aramak.

Nasalised : Genizden ses çıkarmak (ayrıca nasalize). Genizden çıkan sesle konuşmak.

Enunciate : Düşüncelerini açıkça belirtmek. Tellaffuz etmek. Kesinlikle ifade etmek. Söylemek. İleri sürmek. Telaffuz etmek. Düşünce belli etmek. Düşünceleri açıkça belirtmek. Kesin ifade etmek. İddia etmek.

Articulate : Düşünce ve duygularını rahatça dile getirebilen. Telaffuz etmek. Açıkça söylemek. Boğumlu. Sözlü ifade etmek. Söylemek. Açık seçik. Anlaşılır. Açık bir şekilde telaffuz etmek. Açık seçik konuşmak.

Nasalizes synonyms : nasalizing, nasalized.