Nationless türkçesi Nationless nedir

Nationless ingilizcede ne demek, Nationless nerede nasıl kullanılır?

Nation of islam : Siyahlar için 1913 yılında kurulan dini ve kültürel organizasyon (ayrılıkçılığı, ekonomik bağımsızlığı, siyahi tarih bilgisini, ve islam'ın muhafazakar olmayan bir şeklini savunan). İslam ulusu.

Nation of shopkeepers : Küçük burjuva anlayışı olan ülke.

Nation state : Kendilerini ayrı milliyet olarak sayan homojen insanlar grubundan oluşan ülke. Ulus devlet. Tarih vb faktörlerce birbirlerine bağlı olduğu egemen devlet. Vatandaşlarının ortak dil.

Nation wide : Bütün millete ait.

Eighteen nation committee on disarmament : Cenevre silahsızlanma komitesi.

Across the nation : Tüm ulus çapında.

Most favoured nation clause : Ençok kayırılan ülke ilkesi. Uluslararası ticarette bir ülkeye sağlanan ayrıcalıkların ticaret yapılan tüm ülkelere sağlanacağını ifade eden ve gümrük ve tarifeler genel anlaşmasıyla uygulanmaya başlayan ve daha sonra dünya ticaret örgütüyle de izlenilen ilke. En çok kayrılan ülke hükmü.

Failed nation states : Başarısız ulus devletler.

Most favoured nation treatment : Bir ülkenin başka bir ülke kökenli ya da o ülkeden gelen bir mala tanıdığı her çeşit çıkar, yeğlik, ayrıcalık ve bağışıklığı, bir uluslararası antlaşma gereğince, bu antlaşmaya katılan başka bir ülkeye de uygulaması. (bu terim gümrük alanında, ödün çizelgesinin uygulanması konularında kullanılır.). En çok kayrılan ulus işlemi.

 

Most favoured nation tariff : En ziyade müsaadeye mazhar millet tarifesi. En çok kayrılan ülke tarifesi. Bir ülkenin kimi başka ülkelere tanıdığı ve en çok kayrılan ulus kuralı antlaşması olan bütün ülkeler mallarına uyguladığı ödünlerin tümünden oluşan bildirmelik. En çok kayrılan ulus bildirmeliği.

İngilizce Nationless Türkçe anlamı, Nationless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nationless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Still : Dindirmek (fırtına vb'ni). Durdurmak. Yatıştırmak. Sakinleşmek. Hareketsiz. Yatışmak. Durgun. Sakinleştirmek. Hala. Susturmak.

Stateless : Tabiyetsizlik. Tabiiyetsiz. Uyruksuz. Haymatlos. Devletsiz. Vatandaşlığı olmayan kişi. Ülkesiz. Yurtsuz.

Homeless : Bakımsız. Hane berduş. Evsiz barksız. Yersiz. Kimsesiz. Yurtsuz. Yuvasız. Evi barkı olmayan. Evsiz.

Inactive : Etkin olmayan. Tembel. Etkisiz. Aktif değil. Durgun. Faal olmayan. İnaktif. Atıl. Kesat. Çalışmayan.

Unmoving : Devinmeyen. Kımıldamayan. Hareket etmeyen. Sakin. Hareketsiz. Heyecansız.

Static : Devinimsiz. Sabit. Statik elektrik. Değişmeyen. Duruk. Değişmez. Statik. Dural. Ünalgı paraziti. Parazitli (telsiz).

Briefless : Müvekkili olmayan. Müşterisi olmayan avukat. Müşterisiz avukat. Müvekkilsiz. Müşterisi olmayan (avukat).

Nationless synonyms : unpatronized, unpatronised, nonmoving.

Nationless zıt anlamlı kelimeler, Nationless kelime anlamı

Moving : Devingen. Etkili. Duygulandırıcı. Duygulandırma. Hareket ettirme. Oynak. Oynama. Tesirli. Acıklı. Taşınma.

Patronized : Korumak. Tenezzül etmek. Müdavimleri veya gediklileri olan. Müşterisi olmak. Büyüklük taslamak. Kendi veya devamlı müşteris(ler)i olan. Küçük görmek. Faydası dokunmak. Desteklemek.