Native plasma türkçesi Native plasma nedir

  • Herhangi bir koagülant ilavesi olmadan elde edilen plazma.
  • Doğal plazma.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Native plasma ingilizcede ne demek, Native plasma nerede nasıl kullanılır?

Native : Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum. Yerli. Doğal. Kendi doğal alanında bulunma. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi. bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Doğal, doğuştan, basit, yerli. Katısız, saf ve kendine özgü özelliklerini kaybetmemiş olan. Natif. İlkel.

Plasma : Plazma. Sık-üşer. Biyoloji, fizik, uzay, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Seyreltik uçunlarda elektrik boşalımı olurken ılınlanır ölçüde eksicik ve artı üşer oluşan bölge. Kansıvı. Yeşil çakmaktaşı. Kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Kan. Kan sıvısı. Sıvı.

Native ability : Doğuştan gelen yetenek. Kültür ve eğitim etkilerinin dışında bireyin doğuştan elde ettiği yetenek. Allah vergisi yetenek.

Native american : Kuzey ve güney amerika'nın yerli halkına ait. Amerikan kızılderilileri'ne ait. Kızılderili. Amerikan yerlisi.

 

Native born : Yerli. Doğma büyüme.

Native born israeli : İsrail yerlisi olan kimse. İsrail'de doğmuş olan kimse.

İngilizce Native plasma Türkçe anlamı, Native plasma eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Native plasma ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acacia : Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Akasya. Mimoza. Akasya sakızı.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

 

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Native plasma synonyms : aardvarks, abiotic environment, abductor muscle, abramis zone, abacus bodies, a protein.