Natural rate of interest türkçesi Natural rate of interest nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Klasik yaklaşımda, yatırımlara yönelik fon istemini tasarruflardan oluşan fon sunumuna eşitleyen faiz oranı. bu oran, ödünç alınmış fonlarla yapılan üretimden beklenen kar oranına eşittir.
  • Doğal faiz oranı.

Natural rate of interest ingilizcede ne demek, Natural rate of interest nerede nasıl kullanılır?

Natural : Fıtri. Hılki. Yapmacıksız. Asıl. Normal. Natürel. Doğuştan hünerli kimse. Doğanın kendi düzeni içinde oluşan; yapay olarak hezırlanmamış olan. Doğal. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır.

Rate : Addetmek. Olarak görmek. Layık olmak. Kur. Bölek. Sınıf-sıra. Oran. Sayılmak. Fiyat belirlemek. Göreli hız.

Of : -den övünerek bahsetmek. İle ilgili. -li. -in. -den. -dan. -nin. Den. Nin. In.

Interest : Ödünç verdiği paradan ötürü alacaklının borçludan sağlayacağı gelir. İlgilendirmek. Dikkatini çekmek. Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karşılayacağına inandıkları kişi ya da şeylerle ilişkisi; bireylerin, bu gereksinmelerini yansıtan amaçlı düşünce ve eylem yönelimleri. Alaka. Bir kimsenin bir etkinliğe, kişiye ya da nesneye karşı, kısıtlayıcı koşullar altında bile, oldukça uzun süre devam eden bağlanma isteği ya da eğilimi. seçme söz konusu olduğu zaman bir kimsenin benimsediği, üstün tuttuğu durum, düşünce ya da tutum. Merakını uyandırmak. Sarmak. İstek uyandırmak. Üretim faktörlerinden sermayenin getirisi. fon istem ve sunumunun karşılaşması sonucu oluşmuş fon fiyatı.

 

Natural rate of growth : Bir ekonomide doğal gayrisafi yurtiçi hasılada ortaya çıkabilecek niceliksel yüzde değişme. harrod-domar büyüme modelinde emek gücündeki artış sonucunda gayrisafi yurtiçi hasılada ortaya çıkan niceliksel yüzde artış. Doğal büyüme oranı.

Natural rate of unemployment hypothesis : Phillips eğrisine m. friedman tarafından getirilen eleştiri doğrultusunda işsizliği azaltmaya yönelik politikaların, kısa dönemde phillips eğrisine uygun olarak işsizliği azaltsa bile, uzun dönemde enflasyonla işsizlik arasında bir değiş-tokuşun olmadığı ve dolayısıyla işsizliğin doğal işsizlik oranının altına indiremeyeceği savı. Doğal işsizlik önsavı.

Natural rate of population growth : Doğal nüfus artış hızı. Bir ülkede belirli bir dönemde, genellikle bir yıl, göç dışında genel nüfus artış oranındaki değişme.

Natural rate of increase : Herhangi bir ülkede, bir yıl içinde, doğum ve ölüm oranları arasındaki ayrıma dayanan artış (örneğin, doğum oranı %0 40, ölüm oranı %0 22; doğal artış oranı %0 18 gibi). Doğal artış oranı.

Natural rate of unemployement : Çalışma yetenek ve isteğinde olan herkesin cari ücret ve çalışma koşullarında üretim sürecinde yer aldığı durumda, yani tam işlendirme düzeyinde geçici ve yapısal işsizlik oranları toplamından oluşan ve her ekonominin yapısına bağlı olarak değişen işsizlik oranı. Doğal işsizlik oranı.

 

İngilizce Natural rate of interest Türkçe anlamı, Natural rate of interest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Natural rate of interest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Natural rate of interest synonyms : a change in demand, a change in individual demand, abolition of forced labour convention, a shift in individual demand, ability to pay approach, a pass through certificate.