Bu sayfada Went ne demek nedir went hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi went resimleri yazıları türkçesi ne demek went ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller went hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Went nedir English: A bomb went off. Turkish: Bir bomba patladı. English: "Where did you go?" "I went to the train station to see a friend off." Turkish: "Nereye gittin?" "Bir arkadaşı yolcu etmek için tren istasyonuna gitt...
Went after him nedir : Girmek. Sonuçlanmak. Başlamak. Gitmek. Geçmek. Yapılmak. Kaybolmak. Koyulmak. İddiaya girmek. Ölmek. After : Sonrasına. Sonra gelen. Dikten sonra. Arayışında. Arkasından. Tarihinden sonra. Sonrası. Sonra. Ardından. Sonra...
Went against the establishment nedir : Haline gelmek. Koyulmak. Gitmenin (go) 2. hali. Yapılmak. Ölmek. Uymak. İşlemek. Gitmek. Kaybolmak. Bahse girmek. Against : Aleyhinde. -e aykırı. Kontra. Muhalif. Mukabilinde. Dayalı. -e doğru. Aykırı. Ters olarak. -e ka...
Went ahead nedir English: I went ahead and ate your dinner since you weren't here. Turkish: İşi ilerlettim ve sen burada olmadığın için senin akşam yemeğini yedim. English: We went ahead with the plan for the party. Turkish: Part...
Went away nedir English: Ali went away angry. Turkish: Ali öfkeli gitti. English: Carlos went away and came back with the book. Turkish: Carlos gitti ve kitap ile geri geldi. English: He went away in a hurry. Turkish: O, ac...
Went back home nedir English: Ali stopped looking for the treasure and went back home. Turkish: Ali hazine aramayı bıraktı ve eve döndü. English: Ali came on Monday and went back home the following day. Turkish: Ali pazartesi günü ge...
Went back to his roots nedir : Tükenmek. İşlemek. İddiaya girmek. Haline gelmek. Gitmek. Bahse girmek. Yayılmak. Başlamak. Koyulmak. Gitmenin (go) 2. hali. Back : Ters. Geçmişe. Savunucu. Arkaya. Arka çıkmak. Önce. Arka. Art. Arkalık. Sırt. [#To : -e ...
Went bad nedir English: This banana went bad. Turkish: Bu muz bozulmuş. English: All the eggs went bad. Turkish: Bütün yumurtaları bozuldu. English: The butter went bad. Turkish: Tereyağı bozuldu. English: The fruit went b...
Went bankrupt nedir English: Many small companies went bankrupt. Turkish: Birçok küçük şirketler iflas etti. English: He went bankrupt. Turkish: O, iflas etti. English: It is true that he went bankrupt. Turkish: Onun iflas etti...
Went about nedir English: The rumor soon went about. Turkish: Söylenti kısa sürede yayıldı. English: He went about with a bag. Turkish: O bir çanta ile yürüyordu. English: He went about from town to town while he was in Japan. ...
Went after nedir English: I didn't see where the ball went after it hit the tree. Turkish: Topun ağaca çarptıktan sonra nereye gittiğini görmedim. : Sonuçlanmak. İddiaya girmek. Başlamak. Uymak. Kaybolmak. Yapılmak. Haline gelmek. Git...
Went against nedir English: She went against her parent's wishes, and married the foreigner. Turkish: O, ebeveynlerinin isteklerine karşı çıktı ve yabancı ile evlendi. : İşlemek. İddiaya girmek. Gitmek. Geçmek. Kaybolmak. Girmek. Yayılm...
Went against the tide nedir : İşlemek. İddiaya girmek. Girmek. Bahse girmek. Gitmenin (go) 2. hali. Başlamak. Haline gelmek. Ölmek. Kaybolmak. Gitmek. Against : Ters olarak. Mukabilinde. -e zıt yönde. Aykırı. -e karşı. Muhalif. Karşısında. Kontra. -e...
Went astray nedir English: We went astray in the woods. Turkish: Biz ormanda yolu şaşırdık. : İşlemek. Yayılmak. Sonuçlanmak. Koyulmak. Bahse girmek. Ölmek. Tükenmek. Haline gelmek. Girmek. Başlamak. Astray : Sapıtmış. Doğru yoldan sap...
Went back nedir English: Ali ate a quick lunch then went back to work. Turkish: Ali hızlı bir öğle yemeği yedi sonra işe geri döndü. English: "What's the first thing you did when you woke up this morning?" "I went back to sleep." ...
Went back on his word nedir : Olmak. Geçmek. Gitmenin (go) 2. hali. Yayılmak. Haline gelmek. Yapılmak. Koyulmak. Ölmek. Sonuçlanmak. İddiaya girmek. Back : Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simet...
Went back where he came from nedir : Haline gelmek. İddiaya girmek. Koyulmak. Olmak. Sonuçlanmak. Gitmenin (go) 2. hali. Yapılmak. Gitmek. Yayılmak. İşlemek. Back : Vazgeçmek. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grub...
Went bald nedir : Gitmenin (go) 2. hali. Yayılmak. Tükenmek. Ölmek. Sonuçlanmak. Koyulmak. İddiaya girmek. Haline gelmek. Gitmek. Bahse girmek. Bald : Dazlak. Yavan. Sade. Yüzsüz. Yalın. Süssüz. Kabak kafalı. Kılsız. Küstah. Besbelli. [#W...
Went beyond nedir : Kaybolmak. İddiaya girmek. Olmak. Yapılmak. Haline gelmek. Ölmek. [#Geçmek. İşlemek. Uymak. Sonuçlanmak. Beyond : -in ötesinde. -den öte. Ötede. Ahiret. Ötesine. Öbür dünya. Den öte. Haricinde. Ötesindekiler. Ötesi. abou...