Nefritis nedir, Nefritis ne demek

Nefritis; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Böbrek yangısı.

Nefritis hakkında bilgiler

Nefrit ya da nefritis böbreklerde oluşan, glomeruluslar ve tubulleri ya da glomerüller ve tübülleri çevreleyen interstisyel dokuyu kapsayabilen yangıdır. Nefrit, genellikle enfeksiyonlara ve zehirlenmelere neden olur, Çoğunlukla majör organları etkileyen otoimmun bozukluklara neden olur. Nefrit enflamatuar hücre çoğalması ile glomerüler yapıyı bozarak glomerülar hasara yol açar. Bu glomerüler kan akışında azalmaya neden olur ve idrar çıkışı da azalır (oligoüri) ve atık ürünler vücutta tutulur (üremi). Sonuç olarak, kırmızı kan hücreleri hasarlı glomerulusların dışarı sızabilir ve idrarda kan görülmesine neden olur (hematüri). Düşük kan akımı renin-anjiotensin-aldosteron sistemini (RAAS) aktive etmesi sonucu su tutma ve hafif hipertansiyon meydana gelir. Böbrek yangısında, vücuttan idrar akışı içine gerekli proteinin salgılanması başlarlar. Bu duruma proteinüri denir. Nefrit nedeniyle gerekli proteinlerin kaybı birçok hayati semptomlara sebep olur. Nefritin en ciddi komplikasyonu, kanı aşırı pıhtılaşmaya karşı koruyan proteinlerin kaybıdır. Bu proteinlerin kaybı ani pıhtılaşmalar sonucu oluşan inme vakalarını tetikleyebilir..

 

Nefritis tanımı, anlamı

Nefrit : Böbrekte görülen iltihap

İnterstisyel nefritis : Böbrek bağ dokusunun fibröz tabiatta yangısı ve parenkim dokusunun atrofisiyle belirgin böbrek sertleşmesi.

İrinli interstisyel nefritis : Hematojen kökenli bakteriyel enfeksiyonlar sonucunda oluşan, böbreğin interstisyel dokusunun irinli yangısı.

İrinli nefritis : İrinli böbrek yangısı.

İrinsiz interstisyel nefritis : Hafif nedbeleşme ve az miktarda lenfohistiyositik hücre içeren böbrek intersitisyumunun yangısı.

Kanatlı nefritisi : Genç hindilerde böbreklerde proksimal konvuluta tubuluslarda dejenerasyon, nekroz, granülosit infiltrasyonu ürat birikimleriyle belirgin genellikle subklinik seyirli bir astrovirüs enfeksiyonu.

Nefritis nonpurulenta : İrinli olmayan böbrek yangısı.

Nefritis purulenta : İrinli böbrek yangısı.

Nefrotoksik nefritis : Masugi nefritis.

Böbrek yangısı : Böbreğin tubuluslarını, glomeruluslarını veya interstisyel dokusunu, odaklar hâlinde veya yaygın olarak etkileyen yangı, nefritis, renitis.

Hipertansiyon : Normalden yüksek olan atardamar basıncı, yüksek kan basıncı.

Komplikasyon : Karmaşıklık.

Glomerulus : [Bakınız: yumakçık]. Böbrekteki nefronların bowman kapsülü içinde bulunan ve kanın süzülmesinden birinci derecede sorumlu olan kılcal kan damarları ağı. Yumakçık. [Bakınız: yumakcık].

Pıhtılaşma : Sıvı durumdan pıhtı durumuna geçme, pıhtılaşmak işi.

Çoğunlukla : Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.

Proteinler : Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.

 

Zehirlenme : Zehirlenmek durumu. Yılan, arı ve benzerleri sokması sonucu görülen hastalık. Zehirli nesnelerin kana karışması yüzünden baş gösteren hastalıklı belirtiler. Toksik maddenin vücutta meydana getirdiği patolojik durum, intoksikasyon. İhmal veya dikkatsizlik sonucu, zehirli bitkiler, endüstriyel atık su, baca dumanı, uçucu toz, zirai mücadele ilaçlan ve benzerleri maddeleri ağızla almak veya temas etmek suretiyle, sentetik ilaçlarla ve dokusal kimyasal maddelerle zehirlenme olayı, hlk. ağulanma.

Enfeksiyon : Organizmada hastalığa yol açan mikrop, virüs, parazit vb. etkenlerin genel veya yerel gelişmesi, yayılması.

Proteinüri : İdrarda protein bulunması, albuminüri.

Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.

Diğer dillerde Nefritis anlamı nedir?

İngilizce'de Nefritis ne demek ? : nephritis