Neoplasms türkçesi Neoplasms nedir

Neoplasms ingilizcede ne demek, Neoplasms nerede nasıl kullanılır?

Benign neoplasm : İyi huylu tümör. Hücreleri morfolojik olarak ana hücreye benzeyen, çekirdekleri büyük, mitoz bölünmesi az ve bölünen hücrelerin başka bölgelere göç etmeyip aynı bölgede kaldıktan, etrafı bir bağ dokusu ile sarılmış kapsülü bulunan, kanser riski az olan tümör tipi.

Mammary neoplasm : Meme tümörü. Meme neoplazmı.

Neoplasm : Yeni tümör. Yeni oluşan doku kitlesi. Olağandışı büyüyen doku. Neoplazma. Ur. Neoplazm. Tümör. Anormal yeni bir büyüme. Doku büyümesi.

Neoplasma : Tümör. Neoplazma.

Neoplasia : Neoplazi. Urlaşma. Neoplazya. Tümör. yeni doku oluşumu. Hücrelerin anormal çoğalmasıyla oluşan büyüme. çoğalan hücreler ya o bölgede kalır (iyi huylu tümör) ya da çoğalmaya devam eden hücreler organizmanın diğer bölgelerine yayılarak metastaz yapar (habis tümör: kötü huylu tümör). neoplasm. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ur gelişmesi. Tümörler oluşumu (patoloji). Hücrelerin kontrolsüz çoğalması. Yeni doku büyümesi.

Neoplastic : Neoplastik. Ursu. Tümöral gelişmeyle ilgili, tümörle ilgili, tümör yapısında. Tümör özelliğinde, yapısında veya ona ilişkin olan. Neoplazma ile ilgili (anormal doku büyümesi, tümör). Ur yapısında. (patoloji) neoplastik.

 

Neoplatonism : Yeni eflatunculuk. Yeniplatonculuk. 3. yüzyılda iskenderiye'de doğan eflatun'un düşünceleriyle doğu gizemciliğinin karışımından oluşan felsefi ve dini sistem. Neoplatonizm.

Perineoplasty : Perineoplasti.

Neoplastic transformation : Neoplastik değişim. Neoplastik transformasyon. Hücrenin kanserli hücreye dönüşmesi ile meydana gelen değişiklikler. neoplastik transformasyon.

Neoplasticism : Dikdörtgen şekiller ile yapılan soyut resim sanatı. Soyut resim tarzı. Neoplastisizm.

İngilizce Neoplasms Türkçe anlamı, Neoplasms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neoplasms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Teratoma : Teratom. Embriyonun üç katına ait birçok dokunun bir arada gelişmesi sonucu meydana gelen, kesit yüzünde kıl, diş, yağlı bir içerik bulunan kistik yapılar, bazen kıkırdak ve kemik içeren tümör.

Tuberose : Pürtük. Yumru. Sümbülteber. Kabarcık. Yumrulu.

Excrescences : Şiş. Fazla. Gereksiz. Yumru. Fazlalık.

Blastoma : Blastom. Gelişmemiş ur. İlkel ur. Bir organ veya dokunun blastemasındaki embriyonel hücrelerden köken alan tümör. Bir tümör türü (embriyoloji).

Acanthoma : Epidermiste bulunan tümör. Ciltte bulunan hastalık. Derinin keratinize epitel hücrelerinden oluşan iyicil tümör. Akantom. Yassı epitel hücrelerinden gelişen iyi huylu deri tümörü.

Benign tumour : Kötücül olmayan ur. İyi huylu ur.

Pheochromocytoma : Feokromositom. Feokromositoma. Böbreküstü bezinden kaynaklanan bir tümör. Böbrek üstü bezinin medullasındaki veya sempatik paragangliyonlardaki kromaffin hücrelerden köken alan, loplu ve kapsüllü, çoğunlukla sığır ve köpeklerde görülen, genellikle tek taraflı iyicil tümör, feokromoblastom, meduller kromafinom, meduller paragangliom, kromafin hücre tümörü.

 

Tumor : Şiş. Hücrelerin anormal çoğalmasıyla oluşan büyüme. çoğalan hücreler ya o bölgede kalır (iyi huylu tümör) ya da çoğalmaya devam eden hücreler organizmanın diğer bölgelerine yayılarak metastaz yapar (habis tümör: kötü huylu tümör). neoplasm. Organizmadaki hücrelerden herhangi birinin özerklik kazanarak sınırsız, amaçsız, ilerleyici ve kontrol edilemez tarzda çoğalmasıyla oluşan, düzenli bir doku organizasyonuna sahip olamayan, başlatıcı neden ortadan kaldırılsa dahi gelişmeye, en azından var olmaya devam eden, yeni ve normal dışı doku kitlesi, neoplazi, neoplazm, neoplazma. genel bir anlamda herhangi bir yerel şişkinlik, yangının belli başlı belirtilerinden bir tanesi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Şişkinlik. Yumru. Hücrelerin hızla çoğalması sonucu oluşan iyi veya kötü huylu, patolojik doku kitlesi, tümör.

Tuberous : Pürtük. Tümsekli. Tüberöz. Yumrulu. Urlarla kaplı. Kabarcık. Yumru. Kabarcık veya urla kaplı.

Carcinoid : Karsinoid. Kanserli. Sindirim kanalının endokrin hücrelerini oluşturan enterokromafin hücrelerinden köken alan, dev hücresi ve amiloid içerebilen, özellikle yaşlı köpeklerde görülen ve vazoaktif amin salgılayan potansiyel olarak kötücül tümör, arjentafinom, arjentafin tümör. Karslnoid. İyicil ur.

Neoplasms synonyms : skin tumor, brain tumour, celioma, pathologic process, embryonal carcinosarcoma, neurilemoma, nonmalignant tumour, psammoma, nonmalignant tumor, sand tumor, phaeochromocytoma, nonmalignant neoplasm, adipose tumor, pathological process, metastatic tumor, malignant neoplasm, angioma, eminentia, tumour, neoformation, tubercles, pinealoma, benign tumor, neoplasma, blastocytoma, growths, tumours, malignant tumor, growth, vegetation, tuberosity, tubercle, tuberoses.