Nephrolith türkçesi Nephrolith nedir

  • Böbrek taşı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Nefrolit.
  • Karbonat, oksalat, silikat, ürat ve fosfat tuzları niteliği iyice bilinmeyen koşullar altında muhat, irin, epitel hücresi artıkları vb. organik maddelerle kristalize olarak böbreklerde oluşturduğu taş, nefrolit.
  • Böbrektaşı.
  • Böbrek taşı (patoloji).

Nephrolith ingilizcede ne demek, Nephrolith nerede nasıl kullanılır?

Nephrolithiasis : Nefrolitiyazis. Böbrek taşları. Nefrolitiazis. Nefrolityazis. Nefrolityaz. Böbrektaşı hastalığı. Nefrolitiyaz. Böbrek taşlarının neden olduğu hastalık.

Nephrolithotomy : Böbrek taşlarının ameliyatla alınması (tıp veya medikal terimi). Böbrekteki taşların ameliyatla çıkarılması. Nefrolitotomi.

Pyonephrolithiasis : Piyonefrolitiyazis. Piyonefrolitiyaz. Böbrekte irin ve taş bulunması.

Nephrologist : Böbreği inceleyen tıp uzmanı. Böbrek hastalıkları uzmanı. Nefrolog. Nefroloji uzmanı.

Nephrology : Böbrek bilimi. Böbrek bilimi (tıp veya medikal terimi). Böbreğin bilimsel incelenmesi. Nefroloji.

Nephrocolic : Böbrek ve kalın bağırsağa ait olan. böbrek sancısı. Nefrokolik.

Nephrocardiac : Nefrokardiyak. Böbrek ve kalbe ait olan.

Nephrology ward : Böbrek rahatsızlıkları olan hastaların için olan hastane bölümü. Nefroloji bölümü.

 

Nephrocele : Böbrek fıtığı. Böbrek fıtığı (tıp veya medikal terimi). Nefrosel.

Nephroblastoma : Nefroblastom. Bir böbrek tümörü. Wilms tümörü. Çoğunlukla genç hayvanlarda ve zaman zaman dölütlerde, embriyonel doku elemanlarından veya böbrek displazi odaklarında köken alan, çabuk gelişen, kötücül, epiteliyal doku dışında, düz ve çizgili kaslar, kıkırdak, kemik ve yağ dokusu içeren böbrek tümörü, böbrek adenosarkomu, embriyonel adenosarkom, embriyonel nefroblastom, embriyonel nefrom, wilms’ tümörü.

İngilizce Nephrolith Türkçe anlamı, Nephrolith eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nephrolith ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdomen : Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik.

Abaxial : Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Eksen dışı.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

 

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Concretion : Betonlaşma. Bütünleşme. Katılaşma. Dondurulmuş cisim. Şiş. Karst bölgelerinde, karbon dioksitli suların yüzeyde ya da mağaralar içinde türlü biçimler altında oluşturdukları kireçli tortulaşma. Taş. Katılaşmış madde. Yumru. Katılaştırma.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Nephrolith synonyms : renal calculus, abattoir, calculus, abdominal pain, urinary calculus, abamectin, abdominal ovariectomy, a crochordon, a clay, kidney stone, abdominal fat necrosis.