Nervation türkçesi Nervation nedir

  • Böcek kanadının ya da yaprağın damarlaşması.
  • [#damar Damarlaşma].
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Sinir biçimi.
  • Damar şekli (yaprak).
  • Sinir sistemi.
  • Damar şekli.
  • Damar şeklinde (yaprak).

Nervation ingilizcede ne demek, Nervation nerede nasıl kullanılır?

Denervation : Denervasyon. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir organ veya oluşuma ait siniri kesme. Bir organ ya da kastan sinirlerin uzaklaştırılması. Denerve.

Denervation atrophy : Sinir kökenli atrofi. Denervasyon atrofisi.

Enervation : Gevşeklik. Kuvvetten düşürme. Moral bozukluğu. Enervasyon. Zayıflık. Zayıflatma.

Innervation : İnervasyon. Sinir jüyesine bağlama. Sinirle donatma. Sinir donatısı. Sinir sistemi aracılığıyla canlandırma. Sinirle donanma, bir vücut bölgesinin sinirle donanması. Sinirler tedarik etme. İnnervasyon. Bir organın ya da bir parçasının sinirle döşenmesi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Innervational : Sinirler tedarik etme ile ilgili. Sinirle donatma ile ilgili. Sinir sistemi aracılığıyla canlandırma ile ilgili. Sinir hücrelerini uyaran.

Enervator : Takattan düşüren. Güçten düşüren (zayıflatan) şey yada kimse. Güçsüzleştiren. Moral bozan. Gevşeklik veren. Zayıflatan. Kuvvet veya cesaretini kıran.

Reinnervation : Bir organın o civardan geçen başka bir sinirin dikilmesiyle sinirlendirilmesi. Reinnervasyon.

 

Innervations : Sinirler tedarik etme. Sinir sistemine bağlama. İnervasyon. Sinir sistemi aracılığıyla canlandırma. Sinirle donatma. Sinir donatısı.

Innervating : Canlandırmak. Sinir sistemine bağlamak. Sinirlerini kuvvetlendirmek. Sinirle donatmak. Cesaretlendirmek.

Enervates : Kuvvetten düşürmek. Cesaretini kırmak. Zayıflatmak. Gevşetmek. Moralini bozmak.

İngilizce Nervation Türkçe anlamı, Nervation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nervation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Root : Deşmek. Bitkinin toprak altında gelişen, topraktaki tuzları ve suyu emen, bitkiyi toprağa bağlayan, karbohidratları depo eden, hormon sentezleyen ve yer çekimi doğrultusunda büyüyen yapısı. dişin, saçın, tırnağın gömülü kısımları. Kelimelerin bütün yapım ve çekim eklerini çıkardıktan sonra ayrılamayan ve esas (temel) anlamı taşıyan bölümü: ye-, sor-, kış, el(elig), al-, dur-, yol, ver- vb. Kökleşmek. Köken. Kökleştirmek. Burnu ile eşelemek. Çakmak. Biyoloji, hukuk, gramer, jeoloji alanlarında kullanılır. Tutmak.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Vascularisation : (britanya ingilizcesi) damarlaştırma. Kanallaşma. (tıp veya medikal terimi) kan damarlarının patolojik şekillenmesi (vascularization olarak da yazılır). Kan damarları geliştirme. Damarlanma. Damarlılaşma. Damarlanma, damarlaştırma. Vaskülarizasyon.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam.

 

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Nervous system : Sinir jüyesi. Çeşitli sinir hücrelerinin birleşmesi ile meydana gelen bir sistem olup yüksek organizmalarda çevresel ve merkezi sinir sistemlerinden yapılmıştır. canlılar bu sistemleri aracılığı ile yaşadıkları ortama kendilerini uydurur ve çeşitli organlarını iş birliği halinde çalıştırarak canlılığını ve vücudunun bütünlüğünü devam ettirir. Sinir hücreleri, sinirler ve sinir merkezinden oluşan sistem.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.

Nervation synonyms : rootage, natural process, natural action, veinings, abambulacral area, veining, a protein, abo blood groups system, venation, a cell, origin, a cells, aardwolf, beginning, source, action, acacia, aardvark, vascularization, abiotic factor, activity.

Nervation zıt anlamlı kelimeler, Nervation kelime anlamı

Strength : Direnç. Kadro. Güçlülük. Fizik, uzay, kimya, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Dinçlik. Şiddet. Dayanma gücü. Dayanç. Sertlik. Gereçlerin çeşitli dış etkenlere karşı koyarak, biçim ve başka özelliklerini koruyabilme niteliği.

Strengthening : Kuvvetlendirici. Takviye etme. Kuvvetlendirme. Tahkim. Teyit. Takviye. Güçlendirme. Yükseltme. Güçlendirici. Pekiştirme.

Nervation ingilizce tanımı, definition of Nervation

Nervation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The arrangement of nerves and veins, especially those of leaves. Neuration.