Nervousness türkçesi Nervousness nedir

Nervousness ile ilgili cümleler

English: Tom's nervousness was noticeable.
Turkish: Tom'un ürkekliği fark edilebiliyordu.

English: Her nervousness was noticeable.
Turkish: Onun sinirliliği dikkat çekiciydi.

English: Ali tried to hide his nervousness.
Turkish: Ali asabiyetini saklamaya çalıştı.

Nervousness ingilizcede ne demek, Nervousness nerede nasıl kullanılır?

Nervous breakdown : Sinirsel yıkım. Sinirsel çöküntü. Sinir argınlığı. Sinir krizi. Nevrosteni. Nevrasteni. Sinir bozukluğu. Ağır sinir bozukluğu.

Nervous disease : Asabiye. Sinir sistemi rahatsızlığı. Sinir sistemi hastalığı.

Nervous disorder : Bireyin toplumsal çevresine uyumunu olumsuz yönde etkileyen türlü ruhsal ve sinirsel sayrılık durumları. Sinirsel bozukluk. Asap bozukluğu.

Nervous energy : Gerginliğin eşlik ettiği enerjik olma hali.

Nervous form of ketosis : Ketozisin sinirsel formu. Başı sabit tutma, yürüyüş bozuklukları, anormal yalama hareketle ve aşırı duyarlılık gibi davranış bozukluklarıyla belirgin ketozis.

Be a nervous wreck : Siniri bozulmak. Sinirleri laçka olmak. Sinirleri bozulmak.

Central nervous system : Merkezi sinir sistemi. Merkezi sinir jüyesi. Santral sinir sistemi. Merkezi sinir sistemi lenfomaları.

 

Nervous person : Sinirli kişi. Kolayca uyarılan kime. Kolayca sinirlenen kimse.

Autonomic nervous system : İstemsiz sinir sistemi. Otonom sinir sistemi. Sempatik ve parasempatik sinir sistemlerinden oluşan ve düz kas, kalp kası ve bezlerin salgılama faaliyetini kontrol eden sinirlerden oluşan yapı. otonom sinir sistemi. Sempatik ve parasempatik sinir sistemlerinden oluşan ve düz kas, kalp kası ve bezlerin salgılama faaliyetini kontrol eden sinirlerden oluşan yapı, otonom sinir sistemi. Özerk sinir sistemi. Otonomik sinir sistemi. İstem dışı vücut fonksiyonlarını kontrol eden sinir sistemi.

Nervous temperament : Asabi mizaç. Sinirlilik.

İngilizce Nervousness Türkçe anlamı, Nervousness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nervousness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crustiness : Suratsızlık. Asabi veya suratsız olma niteliği. Huysuzluk. Terslik. Somurtkanlık. Aksilik. Kabukluluk.

Inhibitions : Kısıtlamalar. Tutukluluk. Menetme. Engelleme. Tutma. Kısıtlama.

Nervosity : Huzursuzluk. Nervozite.

Nervosities : Nervozite. Huzursuzluk.

Disposition : Karakter. İstek. Eğilim. Niyet. Pozisyon bozukluğu. belirli etki ve hastalıklara karşı duyarlılık. Dispozisyon. Doğa. Kullanma yetkisi. Kural. Tahsis.

Bad temper : Huysuzluk. Damar. Hırçınlık.

Temperament : Coşku. İçgüdü durumuna dönüşen alışkı, bk. yaradılış. Tabiat. Muvazene. Akort. Mizaç. Yapı. Hayvanların çevre etkilerine karşı göstermiş oldukları davranış şekli, ahlak, huy, temperament. Huy. Temperament.

Fearfulness : Korkuyor olma durumu. Korkma durumu. Berbatlık. Korkunçluk.

 

Discontent : Hoşnutsuzluk. Memnun olmayan. Üzücü şey. Tatminsizlik. Dargınlık. Yetinmemek. Memnuniyetsizlik. Sızıltı. Hoşnutsuzluk vermek.

Doubtfulness : Şüphelilik. Kararsızlık. Belirsizlik. Endişelilik.

Nervousness synonyms : crabbiness, coyness, faint heartedness, queasiness, cantankerousness, timidness, edginess, shyness, feistiness, perturbations, bashfulness, discontents, biliousness, irascibility, timidity, apprehensiveness, demureness, unease, irritabilities, mousiness, snit, inhibition, fevering, choler, partialities, restlessness, shiness, shamefacedness, jitteriness, quick temper, short temper, offishness, timidities.

Nervousness ingilizce tanımı, definition of Nervousness

Nervousness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : State or quality of being nervous.