Çekingenlik nedir, Çekingenlik ne demek

  • Çekingen olma durumu

"Çekingenlik" ile ilgili cümleler

  • "Onu inciteceğinden çekiniyor, çekingenliği gözlerinden okunuyordu." - E. İ. Benice

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Mıknatıssal geçirgenliğin tersi.

Bilimsel terim anlamı:

Çoğu kimsenin ürkeklik duymadığı durumlar karşısında hafif korku ve ürkeklik duyma durumu.

İngilizce'de Çekingenlik ne demek? Çekingenlik ingilizcesi nedir?:

reluctivity, timidity

Çekingenlik hakkında bilgiler

Çekingenlik veya Utangaçlık, bazı insanların diğerleriyle beraberken, konuşurken veya yardım isterken yaşadığı güven yetersizliğidir. Zooloji'de ise çekingen, genel olarak insanlardan kaçınmaya eğilimli olmak anlamına gelir.

Çekingenlik, alışılmadık durumlarda meydana gelir. Pek çok çekingen insan, rahatsız edici ve yakışıksız hissetmekten kaçınmak amacıyla, bu durumlardan kaçındığı için, durum alışılmadık kalmakta ve çekingenlik kendisini sürdürmektedir. Ancak, çekingenliğin başlangıçının sebebi çeşitlendirilebilir. Bazen, fiziksel kaygı tepkimesine sahip olan konulardan meydana geldiği görümektedir. Bazen de çekingenliğin önceden edinildiği ve sonradan fiziksel kaygı bulgularına yol açtığı görülmektedir.

Bilimadamları, çekingenliğin en azından kısmen kalıtımsal olduğunu belirten hipotezi destekleyen bazı genetik bilgilerin yerini saptamışlardır. Bununla birlikte, aynı zamanda, içedönük ve dışadönüklüğün, yalnızca çocuğun genetik özyapı ile değil de bir çocuğun yetiştiği çevreyle de ilgisi olduğu kanıtlanmıştır . Yabancılara karşı ürkek olan bir çocuk, örneğin, er ya da geç bu kişisel özelliğini yaşlandığında kaybedebilir.

 

Çekingen insanlar, muhakkak tüm insanlara karşı aynı derecede utangaçlık hissetmezler. Örneğin, bir insan arkadaşlarıyla çıkıyor olabilir, ama aynı zamanda karşı cinsten çekinebilir. Bir aktör sahnede cesur ve gürültülü fakat bir röportajda çekingen olabilir.

Çekingenlik anlamı, kısaca tanımı:

Çekingen : Her şeyden çekinen, ürkek, tutuk (kimse), muhteriz.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Konuşu : Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasi, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılmış olan akademik toplantı, kolokyum.

Yardım : İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane. Etki. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet.

 

İster : Bir şeyin yapılabilmesinin veya olabilmesinin bağlı olduğu şey, gerek, icap, lüzum. Cümledeki görevleri aynı olan kelimelerin ayrı ayrı her birinin başına getirilerek herhangi birinin onanmasında sakınca olmadığını anlatan bir söz.

Güven : Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat. Yüreklilik, cesaret.

Yetersiz : Gereken, istenen niteliği olmayan. İşlevini tam olarak yapamayan (organ, alet vb.). Verimli olmayan. Gerekli bilgi ve yeteneği olmayan, yeterliği olmayan, kifayetsiz, ehliyetsiz. Eksiği olan, yetecek kadar olmayan.

Olma : Olmak işi.

Diğer dillerde Çekingenlik anlamı nedir?

İngilizce'de Çekingenlik ne demek? : n. timidness, timidity, shyness, diffidence, bashfulness, reserve, coyness, demureness, inhibition

Fransızca'da Çekingenlik : timidité [la], peur [la], quant-à-soi [le]

Almanca'da Çekingenlik : n. Schüchternheit, Unnahbarkeit, Befangenheit

Rusça'da Çekingenlik : n. стеснительность (F), робость (F)