Net yield türkçesi Net yield nedir

Net yield ingilizcede ne demek, Net yield nerede nasıl kullanılır?

Net : Arıtımlı. Masatopu oyununda alanı iki eşit bölüme ayıran, uzunluğu 1.83 m., üst kenarının masa yüzeyinden yüksekliği 15,5 cm. olan ipten kafes örgü. Amaca uygun işlemlerle arıtılmış ya da çıkarılması gerekli öğelerden ayıklanmış olan. Herhangi bir ölçüden çıkarılması gerekenler çıkarıldıktan sonra kalan bölük. Ağ. Uçantop oyununda iki takımın alanını ayıran, iki direk arasına belli ölçü ve yükseklikte gerilen, ipten örülü delikli perde. Katıksız. Katkısız. Işığın önüne konan ince kumaş ya da tülden yarı saydam yayındırıcı. Tenis, bilgisayar, masa tenisi, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro, voleybol alanlarında kullanılır.

Yield : Verim. Getiri. Kazanç sağlamak. Eğilmek (tahta vb). Kimyasal bireşim işlemleri sonunda elde edilen erek özdek niceliğinin, kuramsal olarak beklenen niceliğe oranı. Randıman. Tahta vb eğilmek. Bir yatırımdan veya taşınır değerden elde edilen gelir. Yerini bırakmak. Teslim olmak.

Net abuse : İnterneti kötüye kullanma. Birçok istenmeyen ileti göndererek haber gruplarına zarar verme teşebbüsü. İnternet istismarı.

Net amount : Net tutar. Net yekun. Safı miktar. Ambalaj içindeki gıda maddesinin ambalaj malzemesi dışındaki miktarı. Net miktar. Katkısız tutar.

 

Net amulet : Çekme ağlarında iki kenarı normal, bir kenarı ise düz kesimli olan üçgen ağ parçası. Ağ muska.

Net asset tax : 5 nisan kararları çerçevesinde bilanço esasına göre defter tutan yükümlülerin bilançolarının aktifinde yer alan, diğer yükümlülerin ise envanter kayıtlarında yer alan varlıkların değeri üzerinden alınan bir tür servet vergisi. Net aktif vergisi.

Net asset value : Net varlık değeri. Net aktif değeri. Bir firmanın net varlıklarının değerinin çıkarılan hisse senedi sayısına bölünmesiyle hesaplanan değer.

İngilizce Net yield Türkçe anlamı, Net yield eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Net yield ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Marginal income : Sınırsal gelir. Marjinal gelir. Giderler çıktıktan sonra kalan gelir.

Net receipts : Net hasılat.

Take home pay : Safi vergin.

Net proceeds : Net kazançlar. Gerçek gelir. Safi gelir. Net hasılat. Net gelirler. Net kar. Net hasıla. Katkısız gelir.

Disposable income : Harcanabilir gelir. Vergiler kesildikten sonra harcama veya tasarruf amacıyla bir kimseye kalan net gelir. Kullanılabilir. Hanehalkının bir yıl içinde tüketim ve tasarruf biçiminde kullanabileceği toplam gelir. bir ülkede genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde kişisel gelirden gelir vergilerinin çıkarılmasıyla bulunan gelir. Harcanabilir kişisel gelir. Kullanılabilir gelir. Safi gelir.

Net income : Gelirin elde edilmesi sırasında vergi, yıpranma gibi giderlerin elde edilen toplam gelirden düşülmesiyle bulunan gelir. bk. harcanabilir gelir. Safi irat. Safi gelir. Net kar. Net hasılat.