Net receipts türkçesi Net receipts nedir

Net receipts ingilizcede ne demek, Net receipts nerede nasıl kullanılır?

Net : Katkısız. Amaca uygun işlemlerle arıtılmış ya da çıkarılması gerekli öğelerden ayıklanmış olan. Tül. Oyun alanını ortadan ikiye bölen ve ortasında yerden yüksekliği 91 cm. olan ipten kafes örgü. Süzek. Ağ. Katıksız. Herhangi bir ölçüden çıkarılması gerekenler çıkarıldıktan sonra kalan bölük. Çoğu kez düşçül oyunlarda, sahnedeki görüntüye uçuculuk, gerçek dışı, düşsel ya da anısal bir hava vermek ereğiyle kullanılan tül perde. Arıtımlı.

Receipts : Fiş. Kazanç. Alma. Okundu bilgisi. Tarife. Reçete. Yemek tarifi. Gelir. Alındı. İhracat gelirleri.

Net abuse : İnternet istismarı. Birçok istenmeyen ileti göndererek haber gruplarına zarar verme teşebbüsü. İnterneti kötüye kullanma.

Net amount : Katkısız tutar. Ambalaj içindeki gıda maddesinin ambalaj malzemesi dışındaki miktarı. Safı miktar. Net yekun. Net tutar. Net miktar.

Net amulet : Ağ muska. Çekme ağlarında iki kenarı normal, bir kenarı ise düz kesimli olan üçgen ağ parçası.

Net asset value : Net varlık değeri. Net aktif değeri. Bir firmanın net varlıklarının değerinin çıkarılan hisse senedi sayısına bölünmesiyle hesaplanan değer.

 

Net asset tax : 5 nisan kararları çerçevesinde bilanço esasına göre defter tutan yükümlülerin bilançolarının aktifinde yer alan, diğer yükümlülerin ise envanter kayıtlarında yer alan varlıkların değeri üzerinden alınan bir tür servet vergisi. Net aktif vergisi.

İngilizce Net receipts Türkçe anlamı, Net receipts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Net receipts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disposable income : Safi gelir. Kullanılabilir gelir. Harcanabilir gelir. Kullanılabilir. Hanehalkının bir yıl içinde tüketim ve tasarruf biçiminde kullanabileceği toplam gelir. bir ülkede genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde kişisel gelirden gelir vergilerinin çıkarılmasıyla bulunan gelir. Harcanabilir kişisel gelir. Vergiler kesildikten sonra harcama veya tasarruf amacıyla bir kimseye kalan net gelir.

Marginal income : Giderler çıktıktan sonra kalan gelir. Marjinal gelir. Sınırsal gelir.

Net yield : Net getiri. Safi verim. Net verim.

Net income : Safi gelir. Gelirin elde edilmesi sırasında vergi, yıpranma gibi giderlerin elde edilen toplam gelirden düşülmesiyle bulunan gelir. bk. harcanabilir gelir. Safi irat. Net kar.

Yield to maturity : Vadeye kadarki verim haddi. Vadeye kadar olan verim. Vade sonu getirisi.

Take home pay : Safi vergin.

Net proceeds : Net kar. Net hasıla. Katkısız gelir. Net kazançlar. Safi gelir. Gerçek gelir. Net gelirler.