Neurocele türkçesi Neurocele nedir

  • Merkezi sinir sistemine ait embriyonik boşluk.
  • Merkezi sinir sistemine ait embriyonik boşluk (embriyoloji).

Neurocele ingilizcede ne demek, Neurocele nerede nasıl kullanılır?

Neurocardiac : Nörokardiak. Sinir sistemi ve kalbe ait veya ilgili olan (tıp veya medikal terimi). Nörokardiyak.

Neurocardiogenic syncope : Nörokardiyojen senkop. Vazovagal baygınlık. Nörokardiyojenik baygınlık. Nörokardiyojenik senkop.

Neurochemical : Sinirsel kimya ile ilgili (sinir sisteminin kimyasal elementleri). Sinir sistemi kimyası ile ilgili.

Neurochemist : Sinir sistemi kimyasını inceleyen uzman.

Neurochemistry : Sinir sistemi kimyası. Nöroşimi. Sinirsel kimya. Nörokimya.

Neurocord : Solucanlarda kordonumsu sinirler.

Neurocirculatory asthenia : Güç harcama sonrası baş dönmesi ve nefes darlığı ile tanımlanan yorgunluk sendromu (patoloji).

Neurocytoma : Nörositom. Nöroepitelyom. Nörositoma.

Neurochord : Solucanlarda kordonumsu sinirler.

Neurocranium : Baş iskeletinin beyin ve duyu organlarını saran ve koruyan kıkırdak ya da kemik kutusu. Nörokranyum. Kafatasının beyini içine alan kısmı.

İngilizce Neurocele Türkçe anlamı, Neurocele eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neurocele ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Gray matter : Doku. Akıl. Boz madde. Kafa veya beyin. Zeka. Gri madde. Beyin. Beynin merkezindeki gri yapı.

Neuropil : Nöropil. Akson, dendrit ve sinapsların meydana getirdiği ağ sistemi. toprak solucanlarının gangliyonlarındaki gibi motor ve duygu nöronlarının uzantılarından oluşan ağ sistemi. Beyinde gri maddede ince gliyal oluşumlar ve fibrillerden oluşan şebeke. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Grey matter : Akıl. Beynin merkezi deki gri madde. Bozmadde. Gri madde. Sinir hücrelerinin gövedeleri, gliya hücreleri ve sinir tellerinden meydana gelen, beyin ve beyincikte dış tarafa, omurilikte iç tarafa yerleşmiş bölge. Zeka. Boz madde. (beynin merkezini oluşturan) gri madde. Beyin.

Nerve tissue : Sinirdoku. Sinir doku. Sinir dokusu. Sinir sisteminin bir parçası olan doku. Birlikte çalışan nöronlar grubu.

Gray substance : Gri cevher.

Nervous tissue : Embriyonun ektoderm tabakasından köken alan, organizmayı iç ve dış çevreden haberdar eden, nöron adı verilen uzun ve farklılaşmış hücrelerden oluşan, uyartıları (impulsları) sinaps denen özel bölgeler vasıtasıyla bir sinir hücresinden diğer bir sinir hücresine ileterek sonuçta tepki ya da uyartı meydana gelmesini sağlayan, besleyici ve destekleyici nörogliya hücreleri (astrositler, oligodendrositler, mikrogliya ve ependim) tarafından kuşatılan, miyelinli ve miyelinsiz sinir tellerinden meydana gelen ve organizmayı ağ şeklinde saran, hasar görmesi halinde kendini çok az ya da hiç yenileyemeyen doku. Sinir dokusu.

Extravasation : Akış (tıp veya medikal terimi). Kimi ilaçların toplardamar içine uygulanması sırasında enjektör iğnesi veya kataterden sızarak deri altı dokusuna sızması. Dökülme. Taşma. Ekstravazasyon.

Neurocele synonyms : grey substance, substantia grisea.