Neurolemma türkçesi Neurolemma nedir
- Nörolemma.
- Nörilemma.
- Işık mikroskobunda, aksonun çevresinde schwann hücresi ile miyelinin oluşturduğu yapı.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Nörolema.
Neurolemma ingilizcede ne demek, Neurolemma nerede nasıl kullanılır?
Neurolept analgesia : Nörolept analjezi. Bir narkotik ağrı kesici ilaçla birlikte droperidol adlı nöroleptik ilacı veya benzeri bir ilacı damar içi yoldan birlikte vererek yapılan ağrı kesme yöntemi.
Neuroleptanalgesia : Nöroleptanaljezi.
Neuroleptanasthesia : Bir nöroleptik ve bir anestezik ilacın kas gevşetici ile birlikte veya olmaksızın kullanıldığı narkotik sınıra tam ulaşmayan anestezi yöntemi. Nörolept anestezi.
Neuroleptic : Sinir yatıştırıcı. Nöroleptik. Belirgin bir yatışma ve uykuya yol açmaksızın hareketlerde yavaşlama çevre ve uyarılara ilgisizlik, heyecansızlık, kayıtsızlık, sakinleşme yapan ilaç. genellikle bazı psikozların tedavisinde kullanılan ve beyinde nöronların dopaminerjik almaçlarını engelleyerek dopaminerjik aşırımı baskılayan ilaç, antipsikotik.
Neuroleukin : Omurilik ve duygu siniri kültürünün büyümesini ve devamını sağlayan glikoz 6-fosfat izomeraz. Nörolökin.
Neurologist : Asabiyeci. Nöroloji doktoru. Sinir hastalıkları uzmanı. Nörolog. Nörolojist. Sinir mütehassısı.
Neurological disease : Nörolojik hastalık. Sinir hastalığı. Sinir sistemi hastalığı.
Neurology : Sinirbilim. Biyoloji, eğitim alanlarında kullanılır. Asabiye. Nevroloji. Sinir bilim. Sinir dizgesinin yapısı ve görevi üzerinde inceleme ve araştırmalar yapan bilim dalı. Sinir bilimi. Nöroloji. Sinir sisteminin morfolojisi, fizyolojisi ve patolojisini inceleyen bilim dalı.
Neurologized : Sinir sistemi ve hastalıklarını araştırmak.
Neurological : Sinirbilime ait. Nörolojik.
İngilizce Neurolemma Türkçe anlamı, Neurolemma eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Neurolemma ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Case : Bir konu, sorun, durum ya da sürecin gözlenmesi için elverişli ya da örnekçeli olduğu gerekçesiyle seçilen ve derinliğine gözlem konusu yapılan birim olay. Neden. Eğitim, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ruhsal, toplumsal ve bedensel bakımdan çevresine başarılı bir biçimde uyması için inceleme ve bakım konusu olan kişi (öğrenci) ya da aile (ana-baba). yakınma konusu olan ve çözümü beklenilen sorun. Delil. Sokmak. Kap. Mahfaza. Kutu. Adın cümle içinde bulunduğu dil bilgisi şekli; yalın veya eklerle genişletilmiş olarak aldığı geçici durum. türkçede adlar yalın, yükleme, ilgi, bulunma, yönelme, çıkma ve vasıta durumlarına girerler: || yalın durum kapı (kapı kırıldı). || yükleme durumu kapıyı (kapı+y+ı çaldı). || ilgi durumu kapının (kapı+nın kolu). || yönelme durumu kapıya (kapı+y+a gitti). || bulunma durumu kapıda (kapı+da kaldı). || çıkma durumu kapıdan (kapı+dan döndü). || vasıta durumu kapıyla (kapı+y+la kolu, çocuk+la annesi) vb. || ad durumu ekleri, yukarıda belirtilen temel görevleri dışında daha başka bazı işlevler ile de kullanılır: sen+den küçük, su+dan cevap vb. türkçenin tarihi dönemlerinde eşitlik (equativus: +ça); yön gösterme (direktivus: +garu) ve vasıta (instrumentalis: +(ı)n/+(u)n durumları, belirtilen özel eklerle karşılanırdı. bugün bu durum ekleri türkiye türkçesinde yerlerini edatlara bırakmıştır. eatde uçın>üçin edatı da sıklıkla ekleşerek + çun/+çün sebep gösterme ekine dönüşmüştür. buna bk.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.
Sheath : Kesici araçların kabı. Kaput. Zarf. Elitra. Kın (bıçak veya kılıç için). Kın. Kılıf. Hem filaryal nematodların mikrofilerlerini hem de kancalı kurt larvalarının etrafını saran kılıf. kunnus. Kablo kılıfı.
Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.
Nerve fiber : Aksonla miyelin kılıfından meydana gelen yapı. bir grup sinir lifi bir sinir oluşturur. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sinir teli. Sinir lifi. Demetler halinde birleşerek sinirleri oluşturan akson ile etrafındaki schwann hücresinden oluşan ve periferal sistemde yer alan yapılar.
Neurolemma synonyms : a protein, nerve fibre, acacia, a site, abacus bodies, aardvark, abambulacral area, abo blood groups system, abramis zone, neurilemma, abductor muscle.

Bu kısımda Neurolemma kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Neurolemma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Neurolemma anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Neurolemma ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.