Neutral rate of interest türkçesi Neutral rate of interest nedir

  • Keynesyen yaklaşımda, ekonominin potansiyel gayrisafi yurtiçi hasıla ve hedeflenen enflasyon düzeyinde olmasını sağlayan faiz oranı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Nötr faiz haddi.
  • Yansız faiz oranı.

Neutral rate of interest ingilizcede ne demek, Neutral rate of interest nerede nasıl kullanılır?

Neutral : Biyoloji, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Etkisiz eleman. Tarafsız ülke. Rengi belli olmayan. Kıvıl yükü olmayan. ekşit ya da baz olmayan. Ilın uç. Boşta. Tarafsız kimse. Herhangi bir konuda anlaşamayan iki karşıt düşünürler arasında hiç bir yana katılmayarak yönsüz kalma. Cinsiyet organı olmayan.

Rate : Oran. Sayılmak. İki özdek arasında değer, beraberlik ve eşitliği bildiren ölçü. ürem oranı. Kur. Hız. Farzetmek. Saymak. Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt. Bölek. Nicel değişmelerin hızını dile getirmek üzere başvurulan ve bir nicel büyüklüğün z(...) ve z(...) zamanları arasında gösterdiği artış ya da azalışın ilk büyüklüğe bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm.

 

Of : Nin. Li. Karşı. İle ilgili. Yüzünden. -li. Hakkında. -nın. -den. -den övünerek bahsetmek.

Interest : Eğitim, iktisat, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Alaka. İlgi. Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karşılayacağına inandıkları kişi ya da şeylerle ilişkisi; bireylerin, bu gereksinmelerini yansıtan amaçlı düşünce ve eylem yönelimleri. Merakını uyandırmak. Bir kimsenin bir etkinliğe, kişiye ya da nesneye karşı, kısıtlayıcı koşullar altında bile, oldukça uzun süre devam eden bağlanma isteği ya da eğilimi. seçme söz konusu olduğu zaman bir kimsenin benimsediği, üstün tuttuğu durum, düşünce ya da tutum. Dikkatini çekmek. Sarmak. İlgisini çekmek. Ödünç verdiği paradan ötürü alacaklının borçludan sağlayacağı gelir.

Rate of interest : Faiz haddi. Faiz oranı. Faiz miktarı. Ürem oranı.

Market rate of interest : Piyasa faiz oranı.

Adjudication of interest : Ana para faizi ödemesi ile ilgili mahkeme kararı. Faiz kararı.

Natural rate of interest : Klasik yaklaşımda, yatırımlara yönelik fon istemini tasarruflardan oluşan fon sunumuna eşitleyen faiz oranı. bu oran, ödünç alınmış fonlarla yapılan üretimden beklenen kar oranına eşittir. Doğal faiz oranı.

Negative rate of interest : Negatif faiz oranı. Eksi faiz oranı. Enflasyon oranının altında belirlenen ve reel getirisi negatif olan faiz oranı.

İngilizce Neutral rate of interest Türkçe anlamı, Neutral rate of interest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neutral rate of interest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Neutral rate of interest synonyms : ability to pay principle, a change in demand, abnormal budget receipts, a type mutual funds, a shift in individual demand, a group shares.