Never had a chance türkçesi Never had a chance nedir

  • Hiçbir zaman fırsat olmadı.
  • Hiçbir umut olmadı.
  • Olası olmadı.

Never had a chance ile ilgili cümleler

English: Tom never had a chance.
Turkish: Tom'un şansı yoktu.

English: I never had a chance, did I?
Turkish: Bir şansım olmadı, değil mi?

English: I never had a chance to give Tom the message.
Turkish: Mesajı Tom'a vermek için asla bir şansım yoktu.

English: Tom never had a chance, did he?
Turkish: Tom'un asla fırsatı olmadı, değil mi?

English: I never had a chance.
Turkish: Hiçbir şansım yoktu.

Never had a chance ingilizcede ne demek, Never had a chance nerede nasıl kullanılır?

Never : Hiçbir suretle. Bir türlü. Katiyen. Daha da. Asla. Hiçbir zaman. Balık kavağa çıkınca. Taş çatlasa. Hiçbir şekilde. Hiç.

Had : Yapmak. Elde etmek. Aldatmak. Sahip olmak. Etmek. Göz yummak. Dolandırmak. Zorunda olmak. Olmak. Bulunmak.

A : Bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Amperin simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Pek iyi. Atom ağırlığı. Argonun simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Miktar belirtir. Herhangi bir.

Chance : Şans eseri olan. Rastlantısal. Fırsat. Şans. Göze almak. Planlanmamış. Bir olayın gerçekleşme olasılığının çok sayıda bağımsız etkenin zamandaş işleyişi sonucu olduğu ya da salt rastlantıya bağlı kaldığı durum. İhtimal. Tesadüfen olmak.

 

Gave him a chance : Ona imkan sağladı. Ona şans verdi.

Give a chance : Şans tanımak. Fırsat tanımak. Fırsat sunmak. Şans vermek.

Miss a chance : Fırsat kaçırmak. Fırsat tepmek.

Has a chance : Şansa sahip. İmkanı var. Şansı var.

Stand a chance : Eline fırsat geçmek. Şansı olmak.