Nodulate türkçesi Nodulate nedir

  • Nodal.
  • Yumrulanmak.
  • Küçük yumruları olan.
  • Bezeciklenmek.
  • Yumrulu.

Nodulate ingilizcede ne demek, Nodulate nerede nasıl kullanılır?

Nodulated : Yumrulu. Boğumları olan. Bezecikli.

Nodulating : Yumrulanmak. Bezeciklenmek.

Nodulation : Bitki kökleri üzerinde azot tespit eden düğümlerin oluşması. nodülasyon. Bezeciklenme. Yumrulanma. Düğüm oluşması.

Nodular : Nodüler. Küresel. Düğüme ait. Yumrusal. Yumrulu. Düğümlü. Boğumlu. Dermatofibrozis. Nodüler dermatofibrozis.

Nodular cast iron : Sfero. Küresel dökme demir. Sfero döküm. Küresel grafitli dökme demir. Sfero dökme demir. Küresel döküm. Duktil dökme demir.

Nodular goiter : Nodüler guatr. Multinodüler guatr.

Nodular granulomatous episcleritis : Nodüler granülomlu episkleritis. Nodüler fasya yangısı.

Nodular worm : Nodüler solucan. Strongyloidea aile üstünde bulunan, erişkinleri hayvanların sekum ve kalın bağırsaklarında serbest olarak bulunan, larvaları bağırsak duvarında ankiste olan nematod cinsi, oesophagostomum.

Nodularity : Çıkıntılı nodüller. Büyümüş meme dokusu yoğunluğu. Yumrulaşma. Nodülarite. Arttırılmış doku yoğunluğu.

Nodular panniculitis : Nodüler pannikülitis. Deri alt yağ dokusunun düğümcük oluşumuyla belirgin yangısı. köpek, kedi ve atlarda bilinmeyen nedenlerle oluşur.

 

İngilizce Nodulate Türkçe anlamı, Nodulate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nodulate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Encamp : Kamp yapmak. (ordu) kamp kurmak. Ordugah kurmak. Kampa yerleştirmek. Kamp kurmak.

People : Milletler. Millet. Kişi. Kodak üyeleri. Kimse. Ulus. İnsan yerleştirmek. İnsanlar. Halk. Kalabalık.

Lumpy : Pütürlü. Topak topak. Topaklı. Top top. Yumru yumru.

Cohabit : Birlikte yaşamak. Nikahsız yaşamak. Evlenmeden beraber yaşamak. Karı koca gibi yaşamak. Beraber yaşamak.

Nubby : Kaba ve düğümlü dokusu olan. Topaklı. Tanecikli. Kaba.

Room : Oturmak. Mekan. Oda. Kalmak. Mahal. Pansiyon. Fırsat. Olanak. Yer. Apartman.

Dwell : Hayat sürmek. Bir yerde oturmak. Bir yerde yaşamak. Kalmak. Durma. Oturmak. Yaşamak. İkamet etmek. Durmak. Bekleme.

Lumpiest : Pütürlü. Topak topak. Yumru yumru. Top top. Topaklı.

Knobbiest : Tokmak gibi. Yumru yumru. Budaklı. Topuzlu.

Lumpiness : Çırpıntılı. Ahmak.

Nodulate synonyms : lodge in, live together, domiciliate, lumpier, neighbor, be, domicile, camp, bivouac, live, nodal, knobby, nodular, shack up, nodulous, nodulated, shack, lodge, board, nuggety, knobbier, nodulating, nest, tent, reside, tubercular, neighbour, camp out, tenant, protuberate, overpopulate, occupy, node.

Nodulate zıt anlamlı kelimeler, Nodulate kelime anlamı

Unfold : Açmak (katlanmış bir şeyi). Yayılmak. (katlanmış bir seyi) açmak. Gelişmek (öykü). Gözler önüne serilmek. Göz önüne serilmek. Açıklamak. Ortaya çıkarmak. Açmak. (katlanmış bir şeyi) açmak.

Shapely : Düzgün. Yakışıklı. Biçimli. Şekilli. Boylu poslu. Endamlı. Biçimi güzel olan. Güzel.