Nonadults türkçesi Nonadults nedir

  • Reşit olmayan.
  • Yasal yaştan küçük olan kimse.
  • Yetişkin olmayan.
  • Reşit olmayan kimse.
  • Yetişkin olmayan kimse.

Nonadults ingilizcede ne demek, Nonadults nerede nasıl kullanılır?

Nonadult : Yetişkinler için uygun olmayan. Reşit olmayan. Olgunlaşmamış. Yetişkin olmayan.

Nonadaptive : Uygunsuz. Uyarlanamayan. Ayarlanamayan. Uyumsuz. Uyum sağlayamayan.

Nonadaptive immunity : Doğuştan bağışıklık. Genel olarak hastalık etkenlerine karşı fagositler, makrofajlar, nötrofil lökositler tarafından yürütülen korunma mekanizması.

Nonaddicting : Bağımlılık yaratmayan. Bağımlılık yapmayan. Alışkanlığa sebep olmayan.

Nonaddictive : Bağımlılık yapmayan. Bağımlılık yaratmayan. Bağımlılık yapmayan bağımlılığa neden olmauan. Alışkanlık yapmayan.

Nonadministratively : İdari olmayan bir şekilde. Yönetimle ilgili olmayan bir şekilde.

Nonadjacent : Yakın veya ek olmayan. Komşu olmayan. Bitişik olmayan.

Nonadjacent selection : Bitişik olmayan seçim.

Nonadmission : Müsaade edilmeme. İzin verilmeme. İkrar etmeme. Kabul edilmeme. Giriş izni olmaması. Kabul etmeme.

Nonadjustable : Ayarı olanaksız. Sabitleştirilemez. Ayarlanamaz.

İngilizce Nonadults Türkçe anlamı, Nonadults eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nonadults ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Minoring : Daha küçük. Ergin olmayan kimse. Küçümen. Ergin olmayan çocuk. Ufak. Rüştünü ispat etmemiş kimse. İkincil. Ufak tefek.

Underage : Rüşte ermemiş. Belirli yaşa gelmemiş. Yaşı tutmayan. Olgunlaşmamış. Satılan ya da satın alınan miktardan daha az. Yasal sorumluluk yaşının altında.

Minors : Küçük. Gayri reşit olanlar. Üniversitede ikinci branş.

Infant : Başlangıç aşamasında olan. Süt çocuğu. Küçük. Çocuksu. Bir yaşını doldurmamış, genellikle emzirme döneminde bulunan çocuk. Sütçocuğu. Çağa. Bebek.

Nonadult : Yetişkinler için uygun olmayan. Olgunlaşmamış.

Minor : Ufak tefek. Küçük. İlk notadan itibaren sırasıyla 1 tam, 1 yarım, 2 tam, 1 yarım ve 2 tam aralıklardan oluşan ses dizisi. Küçümen. Daha az. Minör. Minor. Önemsiz. Daha küçük. Ergin olmayan kimse.

Under age : Küçük olan. Küçük. Rüştünü kazanmamış. Reşit olmamış. Ufaklık. Yaşı tutmayan. Rüştünü ispat etmemiş. Rüştüne ermemiş. Yaş altı.