Nonrivalry in consumption türkçesi Nonrivalry in consumption nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Tüketimde rakipsizlik.
  • Orta mallarının bir özelliği olup, tüketicilerin bir mal veya hizmetten yararlanmasının diğerlerinin kullanacakları mal veya hizmet tüketimini azaltmaması. krş. tüketimde yarış.

Nonrivalry in consumption ingilizcede ne demek, Nonrivalry in consumption nerede nasıl kullanılır?

Nonrivalry : Tüketimde rakipsizlik. Orta mallarının bir özelliği olup, tüketicilerin bir mal veya hizmetten yararlanmasının diğerlerinin kullanacakları mal veya hizmet tüketimini azaltmaması. krş. tüketimde yarış.

In : De. Çok moda olan. İçinde. Da. Mevsimi gelmiş. Olarak. İçine. İçeri. Tutulan. Halinde.

Consumption : Sarf. Yoğaltma. Tüketim. İstihlak. Harcama. Coğrafya, iktisat, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Harcayış. Verem. Üretimle elde edilen, mal ve nesnelerin, toplumda, satın alma gücüne bağlı olarak istek bulması ve yoğaltımı. Vücut tarafından alınan yem veya besin maddeleri veya bu maddelerin miktarı.

Rivalry in consumption : Tüketimde yarış. Özel malların bir özelliği olup, tüketicilerin bir mal veya hizmetten yararlanmasının diğerlerinin kullanacakları mal veya hizmet tüketim miktarını azaltması.

İngilizce Nonrivalry in consumption Türkçe anlamı, Nonrivalry in consumption eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Nonrivalry in consumption ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Nonrivalry in consumption synonyms : a shift in supply, ability to pay approach, nonrivalry, a group shares, abnormal budget expenditures, a pass through certificate, abnormal budget.