Noons türkçesi Noons nedir

Noons ile ilgili cümleler

English: I've already wasted a couple of afternoons trying to get this car running.
Turkish: Bu arabayı çalıştırmaya çalışırken zaten birkaç öğleden sonrayı boşa harcadım.

English: I work afternoons.
Turkish: Ben öğleden sonraları çalışırım.

English: We have no classes on Wednesday afternoons.
Turkish: Çarşamba öğleden sonraları dersimiz yok.

English: I swam in the afternoons during the summer vacation.
Turkish: Yaz tatili boyunca öğlenleri yüzdüm.

English: Ali usually doesn't have to work on Monday afternoons.
Turkish: Ali Pazartesi öğleden sonraları genellikle çalışmak zorunda değildir.

Noons ingilizcede ne demek, Noons nerede nasıl kullanılır?

Afternoons : Her öğleden sonra (örneğin, “ben öğleden sonraları çalışıyorum”). (resmi olmayan) öğleden sonra olan. Öğleden sonraları.

Forenoons : Öğleden evvel. Sabah.

Apparent noon : Gerçek öğle. Gerçek güneş merkezinin, gözerimi üstünde, öğlene geldiği an.

At high noon : Tam öğle zamanı.

At noon : Öğlenleyin. Öğlen. Öğleyin. Öğlende. Öğle zamanı.

Before noon : Gündüz saat 12:00'den önce. Öğleden önce. Gün ortasından önce.

Nooning : Öğle yemeği vakti. Öğle. Öğle vakti. Öğlen saat on iki. Öğle arası verme. Öğle yemeği. Öğlen. Öğle istirahati. Gün ortası.

 

Twelve noon : Öğlen.

Noonday : Öğle vakti. Teksas eyaletinde şehir. Öğleyin.

Noondays : Öğle vakti. Teksas eyaletinde şehir.

İngilizce Noons Türkçe anlamı, Noons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Noons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Meridians : Zirve. Boylam. Öğlen çemberi. Boylam çizgisi. Doruk. Meridyen. Dorukta olan.

Mean solar day : Güneşin bir boylamdan ardışık iki geçişi arasındaki değişmez süre. Vasati güneş günü. Ortalama güneşin öğlenden art arda iki geçişi arasındaki zaman süresi; 86400 saniye. Ortalama güneş günü. Fizik, uzay alanlarında kullanılır.

Solar day : Güneşin hareketine göre hesaplanmış gün. Güneşin hareketi esas alınarak hesaplanan gün süresi. Güneş günü. 24 saat. Güneşin bir boylamdan ardışık iki geçişi arasındaki süre. Sabahtan akşama kadar olan zaman.

Day : Çağ. Devir. Gündüz. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Gün. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dönem. Gündüzlü (öğrenci). Zaman. Çekimin gündüz gerçekleştirildiğini ya da gündüz görünçlüğü olduğunu belirtmek üzere oyunlukta ve çekim tahtasında yer alan sözcük.

Middays : Öğle (vakti).

Noonday : Teksas eyaletinde şehir. Öğleyin.

Time of day : (argo) - dikkat ey (ör. ona dikkat etmeyeceğim). Günün bir saati. Gün içindeki saat. Günün belirli saati.

High noon : Tam öğle zamanı. Tam öğle vakti.

Meridian : Öğlen düzleminin gökküresiyle arakesiti. Zirve. Eşlek çemberini dikey olarak kesen iki eksenucu noktasını birleştiren yarım çember yaylarından her biri. Ayakta duran bir gözlemcinin başucu ile göğün kuzey ve güney ucaylarından geçen düzlem. Coğrafya, fizik, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Öğlen dairesi. Boylam çizgisi. Boylam. Meridyen.

 

Noons synonyms : twenty four hour period, 24 hour interval, twelve noon, noontimes, noontime, at noon, twenty four hours, noontide, nooning, noondays, noon, noontides, hour, midday.