Nothing to do with türkçesi Nothing to do with nedir

  • İle hiçbir bağlantısı olmamak.
  • İle alakası olmamak.
  • İle ilgisi yok.

Nothing to do with ile ilgili cümleler

English: Ali says he has nothing to do with the matter.
Turkish: Ali sorunla ilgili yapacağı bir şeyi olmadığını söylüyor.

English: As far as I know, she has nothing to do with that scandal.
Turkish: Bildiğim kadarıyla, onun skandalla bir ilgisi yok.

English: Billy and his father have had nothing to do with each other for nearly twenty years.
Turkish: Billy ve babasının yaklaşık yirmi yıldır birbirleriyle alakası yok.

English: Are you telling me Tom had nothing to do with this?
Turkish: Bana Tom'un bununla bir ilgisi olmadığını mı söylüyorsun?

English: Ali said that he had nothing to do with the theft.
Turkish: Ali hırsızlıkla ilgisi olmadığını söyledi.

Nothing to do with ingilizcede ne demek, Nothing to do with nerede nasıl kullanılır?

Nothing : Yokluk. Önemsiz kimse. Hiçbir şey. Önemsiz şey. Sıfır. Hiçlik. Önemsiz (şey). Yok. Hava. Boş söz.

To : E. -mek -mak (mastar). -e göre. Karşı. Ye. Ya. Göre. -e kadar. Arasında. Oranla.

Do : Rolünü üstlenmek. Neden olmak. Tamamlamak. Uymak. Yapmak. Rol üstlenmek. Parti. Ayağını kaydırmak. Gezmek. Düzeltmek.

With : Li. Sayesinde. İle. Beraber. Yanına. -la. Nedeniyle. Birlikte. Beraberinde. İle beraber.

 

Had nothing to do : Yapacak bir şey yoktu. Zamanını alacak bir şey yoktu.

Have nothing to do with : İle hiçbir ilişkisi olmamak. Alakası olmamak. İle hiçbir ilgisi olmamak. İlgisi olmamak. İlgisini kesmek. İle ilgisi olmamak. İlişkisini kesmek. İlişiğini kesmek.

Have nothing to do : Yapacak bir şeyi yok. Yapacak bir şeyi kalmamak. Canı sıkkın. Yapacak bir şeyi olmamak. İle iştigal edecek bir şeyi yok.

Has nothing to do with me : İlgilendirmez beni. Benim yapabileceğim bir şey yok.

Has nothing to do : Canı sıkkın. Yapacak bir şeyi yok. İle iştigal edecek bir şeyi yok.