Have nothing to do türkçesi Have nothing to do nedir

  • Yapacak bir şeyi yok.
  • İle iştigal edecek bir şeyi yok.
  • Yapacak bir şeyi kalmamak.
  • Yapacak bir şeyi olmamak.
  • Canı sıkkın.

Have nothing to do ile ilgili cümleler

English: I have nothing to do at the moment.
Turkish: Şu anda yapacak işim yok.

English: I have nothing to do today.
Turkish: Bugün yapacak hiçbir şeyim yok.

English: I have nothing to do now.
Turkish: Şu an yapacak bir şeyim yok.

English: I have nothing to do with him.
Turkish: Onunla ilgim yok.

English: I have nothing to do this afternoon.
Turkish: Bu öğleden sonra yapacak bir işim yok.

Have nothing to do ingilizcede ne demek, Have nothing to do nerede nasıl kullanılır?

Have : Yaptırmak. Malik olmak. Sahip olmak. Kabul etmek. Zorunda olmak. Elinde bulunmak. Aldatmak. Olmak. Almak. Yapmak.

Nothing : Hava. Hiçbir şey. Hiçlik. Yokluk. Hiç. Yok. Sıfır. Önemsiz şey. Önemsiz (şey). Boş söz.

To : Ye. Ya. -e kadar. -e göre. Göre. Oranla. Arasında. İla. Karşı. -mek -mak (mastar).

Do : Rolünü üstlenmek. Yapmak. Düzeltmek. Temizlemek. Tamamlamak. Etmek. Yetmek. Büyük toplantı. İlgilenmek. Parti.

Have nothing to do with : İlgisini kesmek. Alakası olmamak. İle ilgisi olmamak. İlişkisini kesmek. İlgisi olmamak. İlişiğini kesmek. İle hiçbir ilgisi olmamak. İle hiçbir ilişkisi olmamak.

 

You have nothing to worry about : Her şey yolunda gidecek. Sana yardım edeceğim. Endişen olmasın. Endişe etmene gerek yok. Endişe edecek bir şeyin olmasın. Her şey yoluna girecek.

I have nothing to declare : Deklare edecek hiçbir şeyim yok.

Have nothing to show for it : Elinde ne yaptığını gösterecek hiçbir şey olmamak.

Have nothing to hide : Örtbas edecek bir şey yok. Saklayacak bir şeyi yok. Sırları yok.

İngilizce Have nothing to do Türkçe anlamı, Have nothing to do eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have nothing to do ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blue : Kederli. Blue. Umutsuz. Çürümüş. Har vurup harman savurmak. Muhafazakar partili. Mavi yapmak. Çivitlemek. Mavi. En iyi doğrusal yansız tahminci.

Down in the dumps : Morali bozuk. Keyifsiz. Çökmüş. Bunalımda. Üzgün. Mutsuz. Sıkıntıda. Hüzünlü. Asık surat ile. Üzüntülü.

Depressed : Düşürülmüş. Morali bozuk. Bastırılmış. Bunalımlı. Kederli. Keyifsiz. Karamsar. Çökmüş. Durgun.

In the doldrums : Morali bozuk. Neşesiz. İçi sıkılan. Durgun. Üzüntü içinde. Keyifsiz.

Het up : Sıkıntılı. Isıtılmış. Telaşlı. Heyecanlı. Ateşli. Sinirli.

Bluer : Hüzünlü. Çarçur etmek. Mavi. Har vurup harman savurmak. Keyifsiz. Çivit. Sınav. Deniz. Mavi yapmak.

Fretted : Süsleyici modeller ile dekore edilmiş. Süslenmiş. Perdeli. Tedirgin. Yıpranmış. Perde demiri bulunan telli çalgı türü. Yenime uğramış. Endişeli. Telli çalgılarda perde boğumu.

Bluest : Çivitlemek. Hüzünlü. Müstehcen. Har vurup harman savurmak. Mavi. Çivit. Açık saçık. Deniz. Çarçur etmek. Çürümüş.

Disgruntled : Hoşnutsuz. Ters huylu. Huysuz. Kırgın. Şikayetçi. Düş kırıklığına uğramış. Üzgün. Canı sıkılmış.

Have nothing to do synonyms : having nothing to do, has nothing to do, heart sick, harried, down in the mouth, bothered.