Nucleoplasm türkçesi Nucleoplasm nedir
- Çekirdek palzması.
- Hücre çekirdeğinin asıl maddesi olan çekirdek plazması.
- Çekirdek plazması.
- Nükleoflazma.
- Çekirdek zarı içinde kalan plazma kitlesi, nükleoplazma, karyoplazma.
- Çekirdek sıvısı.
- Hücre çekirdeğinin asıl maddesi.
- Sıvı çekirdek maddesi, çekirdek zarı içinde kalan plazma kitlesi. nükleoplazma, karyo-plazma.
- Nükleoplazma.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Nucleoplasm ingilizcede ne demek, Nucleoplasm nerede nasıl kullanılır?
Nucleoplasma : Çekirdekte yer alan biçimli elemanların aralarını dolduran ve proteinlerden oluşan bağdaşık görünümlü bir eriyik, nükleoplazma, nükleer matriks. Çekirdekteki biçimli ögelerin aralarında yer alan, büyük oranda proteinleri içeren kolloidal sıvı. Karyoplazma. Nükleoplazma. Çekirdek sıvısı.
Nucleoplasmatic : (biyoloji) çekirdek plazması ile ilgili (hücre çekirdeğinde bulunan madde).
Nucleoplasme : Çekirdekplasma.
Nucleoplasmic : (biyoloji) çekirdek plazması ile ilgili (hücre çekirdeğinde bulunan madde). Çekirdek plazması ile ilgili.
Nucleophile : Artıcıl. Nükleofil. Çekirdeksel artıcıl. Çekirdek seven. Elektron noksanlığı olan bir çekirdeğe elektronlarını vermeye kuvvetle eğilimli olan elektronca zengin bir grup.
Glyconucleoprotein : Karbonhidrat grubu taşıyan bir nükleoprotein. Glikonükleoprotein.
Nucleoprotein : Proteinlerin nukleik asitlerle kurduğu moleküler birlik. Nükleik asitlerle kompleks yapmış protein. Nükleoprotein. Çekirdek proteini. Hücre çekirdeğinde bulunan protein ve nükleik asitten oluşan madde (biyoloji terimi).
Ribonucleoprotein : Ribonükleoprotein.
Deoxyribonucleoprotein : Dezoksiribonükloprotein. Parça hidroliz üzerine dna üreten çekirdek proteini.
Nucleoproteins : Hücre çekirdeğinde bulunan protein ve nükleik asitten oluşan madde (biyoloji terimi). Çekirdek proteini. Nükleoprotein. Nükleik asitlerin proteinlerle birleşmesi sonucu teşekkül eden, hücrelerin çekirdeğinde deoksiribonükleoprotein (dnp) halinde, hem çekirdek hem de sitoplazmada ribonükleoprotein (rnp) halinde bulunan bileşikler. Nükleoproteinler.
İngilizce Nucleoplasm Türkçe anlamı, Nucleoplasm eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Nucleoplasm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Nuclear matrix : Nükleer matriks.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Nucleus : Kuyrukluyıldızın parlak başı. Discus intervertebralislerin ortasında bulunan ve embriyonel hayattaki chorda dorsalis'in kalıntısı olan oluşum. Nüve. Çekin. Atom kütlesinin çoğunu sağlayan, bir ya da birden çok artı yüklü proton ile hidrojen öğesi dışında bir ya da birden çok yüksüz nötrondan oluşan özdek kümesi. Cevher. İç. Yer küresinin 2.920 km. derinliği altında bulunan ve deprem yayınım hızının apansız azalan kesimi. Nükleus globosus. Sinir hücreleri yığını.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Abiotic environment : Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.
Nucleoplasm synonyms : living substance, karyon, abo blood groups system, aardwolf, aardvarks, aardvark, acacia, nucleoplasma, protoplasm, karyolymph, a protein, abductor muscle, karyoplasma, cell nucleus, karyoplasm, abambulacral area.
Nucleoplasm ingilizce tanımı, definition of Nucleoplasm
Nucleoplasm kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Karyoplasma. The protoplasm of the nucleus. The matter composing the nucleus of a cell.

Bu kısımda Nucleoplasm kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Nucleoplasm ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Nucleoplasm anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Nucleoplasm ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.