Karyoplazma nedir, Karyoplazma ne demek
Karyoplazma; Anatomi, Veteriner, Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Çekirdekteki biçimli ögelerin aralarında yer alan, büyük oranda proteinleri içeren kolloidal sıvı.
Biyoloji'deki anlamı:
[Bakınız: nükleoplâzma].
Zooloji'deki anlamı:
[Bakınız: çekirdek suyu].
Teknik terim anlamı:
Çekirdek plazması.
Karyoplazma anlamı, tanımı
Karyo : Yunanca çekirdek anlamına gelen ön ek. Çekirdek anlamına gelen
Çekirdek plazması : Sıvı çekirdek maddesi, çekirdek zarı içinde kalan plazma kitlesi. Nükleoplazma, karyo-plazma. Çekirdek zarı içinde kalan plazma kitlesi, nükleoplazma, karyoplazma.
Çekirdek suyu : (karşılık: nukleoplazma, karyoplazma, karyolenf),Sıvı çekirdek maddesi; çekirdek içinde bulunan plazma yığını; çekirdek plazması.
Nükleoplazma : Çekirdek palzması. Çekirdek sıvısı. [Bakınız: çekirdek plâzması].
Proteinler : Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.
Kolloidal : Kolloit durum gösteren, kolloit niteliğinde. Kolloit veya jelatin tabiatında veya yapısında olan.
Çekirdek : Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.
Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.
Biçimli : Herhangi bir biçimde olan. Uygun olarak, yakışacak bir biçimde. Düzgün. Biçimi güzel olan, mevzun.
Oranda : Ev halkı, aileden olanlar.
Plazma : Kanda alyuvarlarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı. Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan. Dolaşan kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Protoplazma, sitoplazma. Atomları ve molekülleri tüm olarak ya da kısmen iyonlaşmış gaz. Son yıllarda yıldızlararası gazın ve yıldız gazyuvarları içindeki gazın plazma olduğu kabul edilmektedir. Bir elektrik boşalımında veya çok sıcak bir çekirdek işlemi içinde iyonlar, atomlar ve elektronların oluşturduğu iletken bir gaz ortamı. Bir gazı, elektrik arkından geçirerek elde edilen iyonlaşmış ışıklı gaz. Kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Dolaşan kanın birçok organik, inorganik ve iyon taşınmasında rol alan sıvı kısmı, vücut dışına alınan pıhtılaşması önlenmiş biçimli elemanları çöktürülmüş olan kanın sıvı kısmı, kan plazması. Lenfin sıvı kısmı. Merhem hazırlamada kullanılan bir nişasta gliseriti. [Bakınız: protoplazma]. Bir gazın çok yüksek ısıda kısmen ya da tamamen iyonlaştırılmasıyla elde edilen ve nükleer füzyonda kullanılan akışkan madde.
Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
İçere : İçeri.
Kollo : Kuyruksuz köpek.
Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.
Suyu : İnanışa göre ölüp gömüleceği yere bilmeden gitmek.
Aral : Harar, büyük çuval. Sıra dağlar. İki şey arası, ortası. Birbirine yakın adaların oluşturduğu topluluk, takımada. Sıradağlar.
Oran : Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin.
Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.
Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.
Diğer dillerde Karyoplazma anlamı nedir?
İngilizce'de Karyoplazma ne demek ? : nucleoplasma
Fransızca'da Karyoplazma nedir ? : caryoplasme

Bu kısımda Karyoplazma nedir? Karyoplazma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Karyoplazma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Karyoplazma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.