Plazma nedir, Plazma ne demek
Plazma; biyoloji, fizik, Biyoloji, Astronomi, Kimya, Metalürji, Veteriner, Zooloji, Nükleer Enerji alanlarında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.
- Kanda alyuvarlarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı

- Elektrik yükü yansız olan gaz moleküllerinden, pozitif iyonlardan ve negatif elektronlardan oluşan akışkan.
Biyoloji'deki anlamı:
Dolaşan kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı.
Protoplazma, sitoplazma.
Astronomi'deki terim anlamı:
Atomları ve molekülleri tüm olarak ya da kısmen iyonlaşmış gaz. Son yıllarda yıldızlararası gazın ve yıldız gazyuvarları içindeki gazın plazma olduğu kabul edilmektedir.
Kimya'da terim anlamı:
Bir elektrik boşalımında veya çok sıcak bir çekirdek işlemi içinde iyonlar, atomlar ve elektronların oluşturduğu iletken bir gaz ortamı.
Metalürji'deki terim anlamı:
Bir gazı, elektrik arkından geçirerek elde edilen iyonlaşmış ışıklı gaz.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Dolaşan kanın birçok organik, inorganik ve iyon taşınmasında rol alan sıvı kısmı, vücut dışına alınan pıhtılaşması önlenmiş biçimli elemanları çöktürülmüş olan kanın sıvı kısmı, kan plazması.
Lenfin sıvı kısmı.
Merhem hazırlamada kullanılan bir nişasta gliseriti.
Zooloji'deki anlamı:
Dolaşan kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı.
[Bakınız: protoplazma].
Teknik terim anlamı:
Kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı.
Bir gazın çok yüksek ısıda kısmen ya da tamamen iyonlaştırılmasıyla elde edilen ve nükleer füzyonda kullanılan akışkan madde.
Plazma ile ilgili Cümleler
- Ali Kara Cuma'da bir plazma TV satın aldı.
- Plazma televizyonlar çok pahalıydılar ama şimdi çok daha ucuzlar.
Plazma hakkında bilgiler
Plazma (Greek πλάσμα, "her şey oluşturuldu") Plazma, maddenin dört halinden biridir; diğerleri katı, sıvı ve gazdır. Bir plazma diğer hallere benzemeyen özelliklere sahiptir. Bir plazma, gaz ısıtılarak veya bir lazer ya da mikrodalga jeneratörü ile uygulanan güçlü bir elektromanyetik alana tabi tutularak oluşturulabilir. Bu elektron sayısındaki düşüş ya da artışlar, iyonlar adı verilen pozitif veya negatif yüklü parçacıklar oluşturur, ve eğer varsa moleküler bağların ayrışmasına eşlik eder . Bu yük taşıyıcılarının önemli sayıda mevcudiyeti plazmayı elektriksel olarak iletken hale getirir, böylece elektromanyetik alanlara şiddetle tepki verir. Gaz gibi plazmanın da bir kap içine konulmadıkça belirli bir şekli veya belirli bir hacmi yoktur. Gazdan farklı olarak, bir manyetik alanın etkisi altında lifler, kirişler ve çift katmanlı yapılar oluşturabilmektedir. Plazma sıradan maddenin evrendeki en bol şeklidir; çoğu düşük yoğunluktaki bölgelerde, özel küme içi ortamlarda ve güneş de dahil olmak üzere yıldırlarda. Plazmaların dünyadaki yaygın şekli ışıklı reklam tabelalarında görülür.
Plazma kısaca anlamı, tanımı
Doğal plazma : Herhangi bir koagülant ilâvesi olmadan elde edilen plazma
Endüktif eşleşmiş plazma spektroskopisi : Madde türlerinin emisyon spektrumunu uyarmak için bir argon plazmanın kullanıldığı yöntem.
Kedilerin plazma hücreli gingivitis farengitisi : Kedilerde diş eti ve yumuşak damakta ülser, kızartı ve üremelerle birlikte submukozada plazma hücrelerinin yoğun olduğu mononükleer hücre infiltrasyonuyla belirgin, kronik, immün-aracılı nedenlerle oluşan ağız ve yutak yangısı.
Lenfositik plazmasitik bağırsak yangısı : Köpeklerde, daha az olarak da kedi ve atlarda, birbirini takiben ve yıllarca süren ishal, kusma, emilim bozukluğu, bağırsaktan plazma kaybı, villusların lamina propriasında, kriptler arasında ve zaman zaman submukozada yoğun lenfosit ve plazma hücre infiltrasyonuyla belirgin, immün aracılı nedenlerle oluşan hastalık. Bağırsak mukozasında lenfosit ve plazma hücre infiltrasyonuyla belirgin yangı, yangılı bağırsak hastalığı.
Plazma amino asit oranı : Esansiyel amino asitlerden yararlanma oranı ölçülmesi esasına dayanan protein değerlendirme sistemi. Bu yöntemde, hayvanlar 24 saat aç bırakıldıktan sonra yemlenir ve her hayvandan 5 saat aralıklarla 5 kan örneği alınarak esansiyel amino asit ortalama konsantrasyonu bulunur, PAAO.
Plazma hücre tümörü : Plazmasitom.
Plazma hücreli gingivitis farengitis : Kedilerde, ağızda, diş etlerinin ve damak çukurunun üremeli ve ülserli lezyonlarıyla belirgin kronik seyirli, nedeni bilinmeyen yangılı hastalığı.
Plazma hücreli pododermatitis : Bütün ırk, cinsiyet ve yaştaki kedilerde, klinik olarak taban yastığı ve pençenin ağrısız şişkinliği, ülserleşmesi ve taşkın granülasyon dokusu oluşumuyla, patolojik olarak yaygın plazmasitik ve perivasküler deri yangısıyla ve de çok sayıda Russell cisimciğinin görülmesiyle belirginleşen immün aracılı hastalık.
Plazma hücresi : B lenfositten gelişen ve bağışıklık sisteminin antikor salgılayan hücreleri. Plazmosit. B lenfositlerinden oluşan antikor salgılayan hücre, plazmosit. Bağ dokuda bulunan B-lenfositlerin farklılaşmasıyla oluşan, sıvısal bağışıklığın oluşmasından sorumlu antikorları sentezleyen, pironinle boyanan ve bazofili gösteren hücre, plazmosit. Plazmosit adı verilen bu hücrelerin elektron mikroskobunda granüllü endoplazma retikulumu, mitokondriyon ve Golgi aygıtı yönünden zengin olduğu görülür.
Plazma proteinleri : Kan plazmasında bulunan proteinler. Kan plazmasında bulunan, genellikle albumin, globulin ve fibrinojen gibi proteinlere verilen ad.
Plazma püskürtme : Yüksek erime sıcaklıklı metalleri, plazma durumuna sokup, öteki metallerin yüzeyine püskürterek yapılan örtme işlemi.
Plazma reaksiyonu : Plâzmalojenlerde uzun zincirli alifatik aldehitlerin doğrudan dokudaki Schiff ayracı ile yaptığı reaksiyon.
Plazma tabancası : Plazma püskürtme işlemini yapan aygıt.
Plazma transglutaminaz : Faktör XIII.
Plazma tromboplastin bileşeni : Faktör IX.
Plazma tromboplastin öncülü : Faktör XI.
Plazma tutulma süresi : Açığa çıkan füzyon enerjisinin, plazmanın tutulması ve ısıtılması için harcanan enerjiden daha fazla olacak biçimde plazma içinde tutulduğu minimum süre.
Plazma tutulması : Plazma parçacıklarının tokamak adı verilen düzenek yardımıyla, bir bölgede tutulması.
Plazma zarı : [Bakınız: hücre zarı]. Hücre zarı.
Plazmalaştırma : Plazmalaştırmak işi.
Plazmalaştırmak : Bir gazı plazmaya dönüştürmek.
Plazmalemma : Hücre zarı. [Bakınız: hücre zarı].
Plazmalogen : Hayvanların yüreğinde ve beynindeki hücre zarlarında bulunan fosfatidiletanolamin, fosfatidilkolin gibi fosfolipitler.
Plazmalojen : Sinir liflerinin miyelin kılıfında, kas ve trombositlerin hücre zarında bulunan bir gliserofosfolipit, eter lipit.
Plazmasitom : Plazma hücrelerinden köken alan herhangi bir tümör odağı. Yumuşak dokulardan birincil olarak veya myelomun metastazları olarak biçimlenir, plazma hücre tümörü, plazmom.
Plazmasitozis : Kanda plazma hücrelerini sayıca artışı. Aleutian vizonlarının hastalığı.
Plazmatosit : Böcek kanında en bol bulunan hücrelerden biri, organeller bakımından zengin bir tip hemosit.
Seminal plazma : Ek salgı bezleri tarafından salgılanan ve spermatozoonların hareketi için gerekli enerji maddelerini içeren, onları içerisinde asılı tutan ve spermanın pH değişimlerini önleyen, tamponlama vazifesi gören, spermanın spermatozoa dışında kalan sıvı kısmı.
Dış plazma : Bir hücre içerisindeki sitoplazmanın farklılaşmış dış katı.
İç plazma : Bir hücreli canlılarda protoplazmanın merkez bölümü.
Kan plazması : Kanın hücreler arası sıvı maddesi.
Plazma kimyası : Plazmayı kimyasal açıdan inceleyen bilim dalı.
Diğer dillerde Plazma anlamı nedir?
İngilizce'de Plazma ne demek ? : plasma

Bu kısımda Plazma nedir? Plazma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Plazma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Plazma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.