Numb türkçesi Numb nedir

Numb ile ilgili cümleler

English: My hands were numb with cold.
Turkish: Ellerim soğuktan uyuştu.

English: 'Four' is an unlucky number in Japan.
Turkish: "4" Japonya'da uğursuz bir sayıdır.

English: My hands are numb from the cold.
Turkish: Ellerim soğuktan uyuşmuş.

English: The swimmers were numb with cold.
Turkish: Yüzücüler soğuktan uyuşmuştu.

English: "Is that Moustapha calling again?" "Yes. He calls every evening these days. I shouldn't have given him my number."
Turkish: "Arayan Mustafa muydu yine?" "Evet. Bu günlerde her akşam arıyor. Ona numaramı vermemeliydim."

Numb ingilizcede ne demek, Numb nerede nasıl kullanılır?

Numbed : Uyuşmuş (özellikle soğuktan). Uyuşmuş. Uyuşuk. Duyarsız (acıya). Narkoz verilmiş.

Number : Numaralamak. Rakam. Saymak. Hoş şey. Numara. Adet. Bir küme oluşturan nesnelerin ya da birimlerin niceliğini gösteren değer. Müzik parçası. Olmak (belirli bir sayıda).

Number across : Yatay sayı. Etiket sayısı.

Number across row : Satırdaki sayı.

Number across rows : Satırları numaralandır.

Number crunching : Büyük miktarda veri işleme. Yoğun hesaplama. Yoğun hesap.

Number down columns : Sütunları numaralandır.

 

Number each cell only once : Her hücreyi sadece bir kez numaralandır.

Number axis : Sayı ekseni.

Number down column : Sütundaki sayı.

İngilizce Numb Türkçe anlamı, Numb eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Numb ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indolent : Uyuntu. Tembellik yapan. Ağırkanlı. Tembel. Uyuz. Ağrısız. Üşengen. İşten kaytaran. Üşengeç.

Anaesthetizing : Uyutmak. Anestezi yapmak. Bayıltmak. Narkoz vermek. Duyumsuzlaştırmak.

Casehardens : Metal dövmek. Metali sertleştirmek. Yüzey sertleştirmek.

Cauterise : Yakmak. Isıyla aşındırmak. Sıcak bir demirle yakmak. Dağlamak. (tıp veya medikal terimi) dağlayarak tedavi etmek. Kostik bir madde ile ölü dokuyu yakmak. Kavurmak. Isı uygulayarak kanamayı durdurmak (ayrıca cauterize). Koterize etmek.

Blunter : Azaltmak. Kör. Körleştirmek. Kör (bıçak vb). Körelmiş. Anlayışsız. Lafını esirgemeyen. Açık sözlü. Küt. Köreltmek.

Crueler : Zalim. Acımasız. Korkunç. Zor. Daha zalim. Gaddar. Merhametsiz. Gaddarca.

Dronish : Asalak gibi. Miskin. Tembel.

Dead : Gerilimsiz. Sönük. Çıkmaz. Işığı hızla azaltarak söndürme. Ölü zaman. Ölü. Işığı hızla söndürme eylemi. Işığı öldürmek.

Drowsiest : Uykulu. Ayakta uyuyan. Uyutucu. Mıymıntı. En uykulu. Uyku bastırmış.

Numb synonyms : benumb, numbest, deadens, frozen, insensible, blunts, de emotionalize, dopiest, deemotionalize, indurating, indurates, casehardening, desensitise, bloodless, benumbs, numbs, harden, anesthetise, inert, transfixed, apathetical, affectless, numbed, bluntest, crasser, benumbing, drowsy, concurrent, deadened, anaesthetize, anesthetize, dopey, deads.

 

Numb zıt anlamlı kelimeler, Numb kelime anlamı

Sensible : Farkına varılır. Hissedilir. Farkında. Sezilir. Anlayışlı. Duygulu. Mantıklı. Duyar. Akla uygun. Etkilenebilir.

Sensitise : Hassaslaştırmak. Duyarlı hale getirmek. Duyarlılaştırmak. Hassasiyete sebep olmak. Hassaslaştırmak (ayrıca sensitize).

Sensitize : Duyarlılaştırmak. Duyarlı hale getirmek. Duyarlı hale koymak. Duyarlaştırmak. Hassaslaştırmak.

Numb ingilizce tanımı, definition of Numb

Numb kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make numb. To benumb. As, the fingers or limbs are numb with cold. Benumbed. Enfeebled in, or destitute of, the power of sensation and motion. Insensible. Rendered torpid. To render senseless or inert. To deaden. To deprive of the power of sensation or motion. To stupefy.