Objure türkçesi Objure nedir
- Yemin etmek.
- Birini yeminle bağlamak.
- Yeminle söylemek.
- Birine ant içirmek.
- Ant içmek.
Objure ingilizcede ne demek, Objure nerede nasıl kullanılır?
Objuration : Birine ant içirme eylemi veya isteği. Ant içme. Yemin etme. Birini yeminle bağlama. Yeminle söyleme.
Objurgate : Paylamak. Azarlamak.
Objurgated : Azarlamak. Paylamak.
Objurgates : Paylamak. Azarlamak.
Objurgating : Azarlamak. Paylamak.
Object anchors : Nesne tutturucular.
Obj file : Bir derleyici tarafından yaratılan dosya dosyası.
Object action : Nesne eylemi.
Obj extension : Bir nesne dosyası uzantısı.
Objurgations : Paylama. Azar.
İngilizce Objure Türkçe anlamı, Objure eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Objure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Take the pledge : (içki içmeye vb.) tövbe etmek. Söz vermek.
Wrick : Burkmak.
Swear in : Bağlılık yemini ettirmek. Yemin ettirmek. Yemin vermek. Yeminle işe başlatmak. Şahide yemin ettirmek. Yemin töreniyle başlatmak.
Forswearing : Yeminle vazgeçmek. Yeminli olarak inkar etmek. Tövbe etmek. Yeminli olarak itiraz etmek. Bırakmak için yemin etmek. Yeminle inkar etmek.
Traumatise : Sarsıntıya uğramak. Travmaya neden olmak. Travma geçirmek. Ağır sert ve kronik ruhsal ve duygusal gerilime sebep olmak. Sarsıntıya uğratmak. Ani ve ağır fiziksel yaralanmaya sebep olmak (ayrıca traumatize).
Torture : Çektirmek. İşkence etmek. Tazip etmek. İşkence yapmak. Eziyet etmek. Zulüm yapmak. Çarpıtmak. Zulüm etmek. İşkence. Eziyet.
Vow : Ant. Adak. Doğaüstü güç, nesne ya da varlıklara dilekte bulunan birey ya da toplulukların, isteklerinin gerçekleşmesi durumunda, yerine getirmeye söz verdikleri adamak eylemi, bk. adak. Yerine getirileceğine söz verilen böcek yutma, mum yakma, oruç tutma, besin sunma, su dökme, kurban kesme, şenlik yapma gibi adamak eylemi ya da adanılan şeylerden her biri. bk. adak yapmak, yakarı, cancılık, tapıncak. Yemin. Adak yapmak. Sayrılıktan sağalma, çocuk sahibi olma, evlenme, zor bir durumdan kurtulma vb. amaçlara yönelik isteklerin yerine getirilmesi için yüce varlıklara, ermişlere, tapınaklara, yatırlara, ziyaretlere adanan oruç, kurban, yiyecek, eşya vb.
Knife : Tığ. Bıçakla kesmek. Kesmek. Bıçak. Çakı. Arkadan vurmak. Boya bıçağı. Yumuşak maddeleri kesmekte kullanılan aygıt. Bıçaklamak.
Shoot : Fışkın. Vuruş. Çevirim eylemi. Vurma. Fotoğraf çekme. Avlak. Çekim yapmak (kamera). Ateş etmek. Filiz. Çekim.
Sprain : Burkulmak. İncitmek. Burkmak. Burkulma. Burkulmayla incinme. Burkulmak (bilek veya ayak vb).
Objure synonyms : pip, subluxate, swear out, twist, take a vow, hit, incapacitate, vows, trample, bruise, pledge, calk, torment, wrench, hurt, make a vow, overstretch, maim, excruciate, wound, turn, swear, break, graze, swear an oath, taking an oath, take an oath, harm, disable, handicap, swear blind, rick, vowed.
Objure zıt anlamlı kelimeler, Objure kelime anlamı
Clear : Uzakta. Belgin. Tahliye etmek. Işık tutmak. Açıkça. Berrak. Defolmak. İçerdiği taneciklerin çok küçük olmaları nedeniyle içinden geçen ışığın saçılmadığı çözeltilerin niteliği. Duru. Bütünüyle.
Comprehensible : Anlaşılır. Kavranabilir. Makul. Anlaşılabilir.

Bu kısımda Objure kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Objure ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Objure anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Objure ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.