Objurgating türkçesi Objurgating nedir

Objurgating ingilizcede ne demek, Objurgating nerede nasıl kullanılır?

Objurgation : Azarlama. Paylama. Azar.

Objurgations : Azar. Paylama.

Objurgate : Paylamak. Azarlamak.

Objurgated : Azarlamak. Paylamak.

Objurgates : Paylamak. Azarlamak.

İngilizce Objurgating Türkçe anlamı, Objurgating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Objurgating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rebuke : Ders vermek. Giydirmek. Döşenmek. Fırça atmak. Azarlama. Fırça çekmek. Sitem etmek. Azar.

Chiding : Azarlayan. Azarlama. Ayıplamak. Çıkışmak. Söylenmek.

Basted : Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Teyellemek. Sopa atmak. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Erimiş yağ dökmek. Yağ sürmek. Haşlamak. Yağlamak.

Burn up : Çok öfkelendirmek. Çok öfkelendirilmek veya çok kızgın olmak (argo terim). Haşlamak. Nükleer yanma. Yanıp bitmek. Yakıp yok etmek. Yakmak. Tamamen yanmak.

Wig : Peruka. Takma saç. Peruk. İnsan saçından ya da at kuyruğundan yapılan yapay saç. Haşlamak. Sertçe azarlamak.

Bring up : Terbiye etmek. Yetiştirmek. Beslemek. Çocuk yetiştirmek. Bahsetmek. Durduruvermek. Çocuklardan sakınmak. Bahis açmak.

Reproval : Paylama. Kınama. Azar. Azarlama. Ayıplama. Sitem.

 

Call down : Dilemek. Fırça çekmek. Niyaz etmek. Fırça atmak. Yerin dibine sokmak.

Bastes : Dayak atmak. Yağ sürmek. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Teyellemek. Dövmek. Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Erimiş yağ dökmek. Yağlamak. Haşlamak.

Admonishes : Nasihat vermek. Nasihat etmek. Kulağını çekmek. Uyarmak. İhtar vermek. Kulağını bükmek. İhtar etmek. Tembih etmek. Öğüt vermek.

Objurgating synonyms : brush down, reprimand, berates, reprehension, berated, blow up, berate, reproof, admonishing, wigging, admonished, chew up, blister, baste, castigate, tongue lashing, chidden, admonish, chew out, bawl out, scolding, bawling out, call on the carpet, castigates, chide.