Take the pledge türkçesi Take the pledge nedir

  • (içki içmeye vb.) tövbe etmek.
  • Söz vermek.
  • Yemin etmek.

Take the pledge ingilizcede ne demek, Take the pledge nerede nasıl kullanılır?

Take : Tutulan balık miktarı. Yazmak. (sınava) girmek. Kavramak. Alınan taş. Avalanan hayvan miktarı. Tepki. Kabul edilmek. Çevirim eylemi. Etkili olmak.

The : Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Pledge : Taahhüt etmek. Güvence. Teminat. Tutu. Rehin olarak vermek. Rehine koymak. Vaat etmek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sağlığına kadeh kaldırmak. Şerefine içmek.

Take the action : El koymak. Harekete geçmek.

Take the air : Hava almak. Hava almak için yürüyüşe çıkmak. Dışarıya çıkıp dolaşmak. Dışarıya çıkmak. Tenek almak.

Take the blame : Suçu üstlenmek. Sorumluluğu üstlenmek.

Take the burden off : Sorumluluğu bırakmak.

Take the bearings : Yönünü bulmak.

Take the bad with the good : Gülü sevip dikenine katlanmak. İyi ve kötüyü bir arada kabul etmek.

Take the bitter with the sweet : Gülü sevip dikenine katlanmak. Gülü seven dikenine katlanır.

İngilizce Take the pledge Türkçe anlamı, Take the pledge eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Take the pledge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Guarantee : Tecim belgitlerinde üçüncü bir kişinin ödemeden sorumlu olanlar yararına alacaklılara karşı borçlanmada bulunması. Garanti etmek. Güvence vermek. Garanti altına almak. Garantilemek. Borçlanımı, borcun ödenmesinin üçüncü bir kişi tarafından alacaklıya sağlanılması. kişisel inanca. Garanti. Teminat vermek. Üçüncül inanca. Garantiye almak.

Commits : Adamak. Vaat etmek. Teslim etmek. Suç işlemek. Komisyona sunmak. İşlemek. Önermek. Emanet etmek.

Assure : Kesinleştirmek. Sağlamak. İknaya çalışmak. Temin etmek. Güvenceye almak. İkna etmek. Sağlama almak. Güven vermek. Güvence altına almak.

Sworn : Kalaylamak. Lanet okuma. Yemin ettirmek. Sövüp saymak. Yemin edilmiş. Sövmek. Yeminli. Yeminle söylemek. Antlı.

Take an oath : Yemin billah etmek. Ant içmek. Ahdetmek.

Commit : Adamak. Vaat etmek. Yapmak. Taahhüt etmek. İşlemek. Kalkışmak. Komisyona sunmak. İşlemek (suç vb).

Objure : Yeminle söylemek. Birine ant içirmek. Ant içmek. Birini yeminle bağlamak.

Swear : Andiçmek. Sövmek. Yemin ettirmek. Küfretmek.

Assures : İnandırmaya çalışmak. Sağlama almak. Sağlama bağlamak. İkna etmek. Güvence altına almak. Güvenceye almak. Garanti etmek. Temin etmek. Güven vermek. Kesinleştirmek.

Swear in : Bağlılık yemini ettirmek. Ant içmek. Yemin ettirmek. Yemin vermek. Yeminle işe başlatmak. Yemin töreniyle başlatmak. Şahide yemin ettirmek.

Take the pledge synonyms : covenanting, forswears, give an undertaking, swear an oath, commit oneself to, affirms, engages, affirm, forswore, engage, forswearing, swears, give a promise, make a vow, swear blind, forswear, give an assurance, assuring, covenant, take a vow, pledge.