Oblige with türkçesi Oblige with nedir

  • Razı olmak.
  • Kabul etmek.

Oblige with ingilizcede ne demek, Oblige with nerede nasıl kullanılır?

Oblige : Lütufta bulunmak. Zorunda bırakmak. Bağlamak (anlaşma vb.). Minnettar kılmak. Zorunlu kılmak. (anlaşma vb) bağlamak. İyilikte bulunmak. Zorlamak. Mecbur etmek. Memnun etmek.

With : Canlı. -lı. İle ilgili. Birlikte. Yanına. -la. Beraberinde. Li. İle. İle beraber.

Obliged : Borçlu. Zorlanan. Mükellef. Zorunlu. Mecbur. Minnettar. Yükümlü. Zorlanmış.

Obligee : Başkasına borç para ya da başka bir şey veren kişi. herhangi bir veriyi ve özellikle ödeneği istemeğe hakkı olan kişi. Borçtan yararlanan. Alacaklı. Lehdar.

Obligement : Borç. Yükümlülük.

Obliger : Borçlu. İyilik eden kimse. Zorlayıcı. Taahhüt altına girmiş borçlu.

İngilizce Oblige with Türkçe anlamı, Oblige with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oblige with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acknowledges : Onaylamak. İkrar etmek. Aldığını bildirmek. Doğruluğunu kabul etmek. Alındılamak. Alındığını bildirmek. Bildirmek (bir şeyin alındığını veya farkedildiğini). Kabullenmek. Teslim etmek.

Agrees : Bağdaşmak. Uyuşmak. Hemfikir olmak. Aynı fikirde olmak. Kararlaştırmak. Birleşmek. Yaramak. Uymak. Uymak (bir başka şeye).

 

Acknowledge : Doğruluğunu kabul etmek. Alındığını bildirmek. Kabullenmek. İtiraf etmek. İkrar etmek. Tanımak. Teşekkür etmek. Onaylamak. Bir paranın ödenmiş olduğunu açıklayan imzalı yazılım. kişiyi sorumluluktan, borçtan, sözleşmeye ilişkin yargılardan tüm olarak aklanabilmek amacıyla düzenlenerek ona verilen imzalı belge. dernek ya da ortaklık genel kurullarında, yöneticilerin her hangi bir sorumluluğu olmadığı yolunda alınan karar.

Accedes : Yanaşmak. İş başına gelmek. İktidara gelmek. Uymak. Yerine getirmek. Katılmak. Yönetime geçmek. Tahta çıkmak.

Abide by : -e göre davranmak. Bağlı kalmak. (sözünü) tutmak. Kararından dönmemek. -e uymak. Sadık kalmak. Katlanmak. Tutmak. İtaat etmek.

Acquiescing : Karşı çıkmamak. Kabul. Sorgusuz kabul etme. Sorgusuz kabul eden.

Acceding : Yerine getirmek. Tahta çıkmak. Yanaşmak. Katılmak. İktidara gelmek. İş başına gelmek. Yönetime geçmek. Uymak.

Accede to : Belli bir duruma razı olmak. Çıkmak (hükümdar tahta). Başkasının bakış açısına saygı göstermek.

Accede : Tahta çıkmak. İş başına gelmek. Yerine getirmek. Yönetime geçmek. İktidara gelmek. Muvafakat etmek. Katılmak. Onaylamak. Yanaşmak.

Approves : Onamak. Uygun bulur. Uygun bulmak. Uygun görmek. Onaylamak. Beğenmek. Tasvip eder. Onaylar.

Oblige with synonyms : abideth, acceded, acquiesce, agree, approve, accepts, accept, acquiescence, accepting, acknowledging, acquiesced, acquiesces.