Obsessive türkçesi Obsessive nedir
- Sabit fikirli.
- Takıntı boyutunda.
- Akıldan hiç çıkmayan.
- Saplantı haline gelmiş.
- Obsesif.
- Saplantısal.
- Saplantılı.
Obsessive ile ilgili cümleler
English: Ali is obsessive.
Turkish: Ali saplantılı.
English: Do people ever accuse you of being obsessive?
Turkish: İnsanlar seni hiç sabit fikirli olarak suçlar mı?
English: Ali used to be obsessive.
Turkish: Ali saplantılıydı.
English: Jale is an obsessive fan of Tom.
Turkish: Jale Tom'un takıntılı bir hayranıdır.
English: I think Moustapha is obsessive.
Turkish: Sanırım Mustafa sabit fikirli.
Obsessive ingilizcede ne demek, Obsessive nerede nasıl kullanılır?
Obsessive compulsive : Saplantı nevrozunun neden olduğu. Obsesif kompulsif. Saplantı nevrozu ile ilgili.
Obsessive need : Obsesif ihtiyaç. Görmezden gelinmesi mümkün olmayan ısrarlı ihtiyaç.
Obsessively : Saplantı derecesinde. Obsesif bir şekilde. Dürtü etkisiyle.
Obsessing : Kafasına takılmak. Tedirgin etmek. Zihnine saplamak. Saplantı haline gelmek.
Obsessingly : Kafasına takılmış bir şekilde. Dürtü etkisiyle olan bir şekilde.
Obsess : Saplantı haline gelmek. Musallat olmak. Kafasında yer etmek. Hiç aklından çıkmamak. Tedirgin etmek. Zihnine saplamak. Kafasına takılmak. Aklına takılmak.
Obsesses : Musallat olmak. Aklına takılmak. Kafasına takılmak. Saplantı haline gelmek. Hiç aklından çıkmamak. Zihnine saplamak. Tedirgin etmek.
Obsession compulsion : Saplantı haline gelmiş olan bazı davranışları sürekli tekrarlama ihtiyacı. Nevrotik saplantı.
Obsessional : Saplantı ile ilgili. Zorunlu. Kafası aşırı meşgul. Takıntı ile ilgili. Saplantılı.
Obsessions : Saplantı. Takınak. Sabit fikir. Akla takılan düşünce. Takıntı. Obsesyon. Sürekli endişe.
İngilizce Obsessive Türkçe anlamı, Obsessive eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Obsessive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bigot : Mutaassıp. Darkafalı. Sofu. Yobaz. Dar görüşlü kimse. Bağnaz. Bağnaz kimse.
Hard shell : Bağnaz. Uzlaşmaz. Sert kabuklu. Kabuklu.
Psychoneurotic : Psikonörotik. Psikonevrotik.
Unreconstructed : Yeniden inşa edilmemiş. Yenilenmemiş. Eski kafalı. Eski fikir ve inançlara sabitlenmiş. (amerikan tarihi) iç savaş'tan sonraki yeniden yapılanmayı kabul etmeyen (güney eyaletlerinde).
Hardcore : Ekstrem. Fazlasıyla adamış. Blokaj. Kararlı. Uç. Zorluk derecesi. Tekrarlayan. Damardan. Devamlı. Tereddütsüz bir şekilde söz vermiş.
Obsessional : Zorunlu. Takıntı ile ilgili. Kafası aşırı meşgul. Saplantı ile ilgili.
Dyed in the wool : Rengi çıkmaz. Hammadde halinde boyanmış. Şaşmaz. Önyargılı. Dokunmadan önce boyanmış. Hakiki. Koyu. Tutucu. Gerçek.
Hardliners : Kendi fikir veya görüşlerine sıkı bir biçimde bağlı olan kimse. Boyun eğmeyi reddeden kimse. Tutucu. Kendi görüşlerine sıkı sıkıya bağlı olan. Muhafazakar.
Bigots : Sofu. Dar görüşlü kimse. Bağnaz kimse. Yobaz. Darkafalı. Mutaassıp. Bağnaz.
Neurotic : Sinirceli. Nörotik. Kuruntulu. Evhamlı. Sinirsel. Nevrozla ilgili. Sinir hastası. Nevrozlu. Sinirlere tesir eden ilaç. Nevrotik kimse.
Obsessive synonyms : intransigent, hard core, mental case, hardliner, a one track mind, dye in the wool, hidebound.
Obsessive zıt anlamlı kelimeler, Obsessive kelime anlamı
Obsessive antonyms : unneurotic.

Bu kısımda Obsessive kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Obsessive ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Obsessive anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Obsessive ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.