Bigot türkçesi Bigot nedir

Bigot ile ilgili cümleler

English: He's a bigot.
Turkish: O bir yobaz.

English: Ali is a bigot.
Turkish: Ali bir yobaz.

English: That man is just a bigot.
Turkish: Bu adam tam bir yobaz.

English: You're a bigot.
Turkish: Sen bir yobazsın.

Bigot ingilizcede ne demek, Bigot nerede nasıl kullanılır?

Bigoted : Hazımsız. Yalnız. Dar kafalı. Mutaasıp. Bağnaz. Fanatik. Geri kafalı. Kendi düşüncesine inanan. Mutaassıp. Geri kafalı (argo terim).

Bigotedly : Geri kafalı bir biçimde. Mutaassıp bir şekilde. Toleranssız bir şekilde. Önyargılı bir şekilde. Geri kafalı bir şekilde. Bağnazca. Bağnaz bir şekilde.

Bigotries : Taassup. Dar kafalılık. Bağnazlık. Gericilik. Fanatiklik. Darkafalılık. Yobazlık. Sofuluk.

Bigotry : Fanatiklik. Yobazlık. Bağnazlık. Sofuluk. Dar kafalılık. Gericilik. Darkafalılık. Taassup.

Bigots : Sabit fikirli. Darkafalı. Yobaz. Dar görüşlü kimse. Sofu. Bağnaz kimse. Mutaassıp. Bağnaz.

Big bertha : Büyük bertha. Birinci dünya savaşı sırasında almanlar tarafından kullanılan büyük bombardıman silahlarının lakabı.

Big ben : İngiltere parlamentosundaki büyük saat çanı. Londra'daki britanya parlamentosu üzerinde yer alan ünlü saat kulesi.

 

Big blunder : Büyük hata. Büyük yanlış.

Big apple : Büyük elma. New york. New york city'nin lakabı.

Big bang : Başlangıç. Büyük patlama. 1986 eylül'ünde londra sermaye piyasalarının serbestleştirilmesi için kullanılan terim.

İngilizce Bigot Türkçe anlamı, Bigot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bigot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Uncivilized : Kültürsüz. Uygarlaşmamış. Terbiyesiz. Medeniyetsiz. Gayri medeni. Vahşi. Medenileşmemiş. Barbar.

Hardcore : Tereddütsüz bir şekilde söz vermiş. Pornonun en üst noktası. Devamlı. Punk rock'dan etkilenerek oluşturulmuş hızlı ritimli müzik türü. Fazlasıyla adamış. Açık seçik. Tekrarlayan. Blokaj. Kararlı.

Hard shell : Kabuklu. Sert kabuklu. Uzlaşmaz.

Fanatic : Hasta. Softa. Fanatik kimse. Aşırı meraklı. Aşırı düşkün. Tutucu kimse. Fanatik. Aşırı.

Ascetics : Zahid. Münzevi. Çileci. Nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşayan kimse. Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş. Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş kimse.

A one track mind : Sabit fikirlilik.

Primmed : Fazla resmi. Çok ciddi. Resmi davranmak. Aşırı ciddi. Formaliteci. Çok dikkatli ve ağırbaşlı. Çok ciddi davranmak. Aşırı resmi. Kurallara fazla bağlı.

Dyed in the wool : Hakiki. Önyargılı. Hammadde halinde boyanmış. Tutucu. Gerçek. Dokunmadan önce boyanmış. Koyu. Rengi çıkmaz. Şaşmaz.

Petty : Ivır zıvır. Kırtıpil. Küçük. Önemsiz. Küçük düşünen. Cüzi. İkinci planda gelen. Dar görüşlü. Ehemmiyetsiz. Ufak tefek.

Bigot synonyms : homophobe, segregator, drumbeater, sectarist, bigots, segregationist, uncivilised, ascetic, ascetical, one track, sanctimonious, religionists, stuffiest, devoutly religious, old fogey, noncivilized, strait laced, dye in the wool, old fogy, bluenose, god fearing, racialist, hardliner, hardliners, intransigent, sectarians, narrow minded, illiberal, chauvinist, noncivilised, hard core, devotees, religious.

 

Bigot zıt anlamlı kelimeler, Bigot kelime anlamı

Nonpartisan : Tarafsız. Bir partiye bağlı olmayan. Yansız. Parti tutmayan. Partizan olmayan. Partiye bağlı olmayan.

Bigot ingilizce tanımı, definition of Bigot

Bigot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Bigoted. Esp., a superstitious hypocrite. A hypocrite.